Puan vermedi·216 syf.··
2026 7. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 13:29
SPOILER ALERT Orr olsaydım ne yapardım, Haber olsaydım ne yapardım diye düşünüp kendi kendime tartıştığım bir kitap oldu. İlk başta Orr'a hak veriyordum, çünkü özgürlüğüme el konulmuş ve benden yararlanılıyor gibi aşırı gerildim. Sonra Haber'e hak vermeye başladım. Çünkü böyle bir şey neden kullanılmasın? Neden yok edilsin? Neden kötü sandığımız şeyleri kabullenip sahiplenmeyelim? Al sahiplenmedi, sonra gördüler ebelerini. Neyse, sonra ikisine de hak verdim. Sonra ikisinden de şüphe ettim. En sevdiğim şey de buydu zaten; kitap bana ne düşüneceğimi söylemedi. Bir yanda dünyayı daha iyi bir yer yapmak isteyen Haber var. Açlığı, savaşı, hastalıkları bitirmek istiyor. Kulağa harika geliyor. Ama her müdahale başka bir soruna dönüşüyor. Çünkü artık içindeki ego Leviathan'a dönüşüyor. Diğer yanda Orr var. O da gücünün farkında ama dünyayla oynamaktan korkuyor. Çünkü iyi niyetin her zaman iyi sonuç vermediğini biliyor. Ama bana biraz da ötlek geliyor. Ben herhalde daha cesur olurdum. Kendim yönetmeyi öğrenirdim. Kurtulunamıyorsa yok olana kadar devam. Bir de Uzaylılar var. Kitap boyunca en çok onları merak ettim. Sanki herkes bir şeyleri değiştirmeye çalışırken onlar yalnızca anlamaya çalışıyordu. Ama kitap sonunda onların geldiği konum beni çok rahatsız etti. Neyse, biz insanoğluna müstahak. Kitabı bitirdim ama aklım hâlâ içinde kaldı. Haber mi haklıydı, Orr mu haklıydı, hâlâ emin değilim. Belki de Le Guin'in anlatmak istediği şey tam olarak buydu. Sonuç olarak olay üzerinden değil, fikir üzerinden okuduğum bir kitap oldu. İyiydi iyi!
Rüyanın Öte YakasıUrsula K. Le Guin · Metis Yayıncılık · 20201,480 okunma
Eee Birader, Sonra?
8/10
·868 syf.··
2025 18. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2025 00:00
Birinci kitabımızda; sıradan bir hayat süren İngiliz Arthur Dent, bir gün evinin yıkılacağını öğrenir. Aynı gün Dünya da galaktik bir otoyol inşaatı için yok edilir :D Arthur son anda yakın arkadaşı Ford tarafından kurtarılır. Ford aslında uzaylıdır ve galaksiyi gezen bir gezgindir. İkili uzay gemilerine otostop çekerek galakside yolculuğa çıkar. Derin Düşünce bilgisayarı, (spoiler alert) Dünya'nın aslında dev bir biyolojik bilgisayar olduğu gerçeği gibi absürt şeylerle karşılaşırlar. Bürokrasi, insanın anlam arayışı ve evrenin büyüklüğü yanında insanın acizliği gibi konularla dalga geçer. Bence serinin okuması en zevkli kitaplarından biriydi. Hayatınızda hiç bilimkurgu-komedi okumadıysanız girmeniz zor çıkmanız daha zor olacak muhtemelen bir iştahla ikinci kitaba başlayacaksınız. İkinci kitabımızda ise maceralar devam eder. Zamanda yolculuk teması işlenir. Bence zamanda yolculuk temasını en absürt, en eğlenceli ve en okunaklı işleyen kitaplardan birisi. Burada da kitabımız zaman yolculuğundan yola çıkarak zamanın anlamsızlığıyla, özgür iradeyle ve kaderle dalga geçer. Bu kitabı da bir iştahla bitirebileceğinizi düşünüyorum. Üçüncü kitap.. Maalesef serinin karanlıklaşmaya başladığı kitap. Douglas Adams'ın bu kitapla birlikte depresyona girip seriyi 180 derece döndürdüğü söylenir. Yine mizah ağırlıklıdır ama daha alaycı ve karamsar temalar girmeye başlıyor. Kitabın içeriğinden pek bahsedemeyeceğim fazla spoiler olur fakat savaş teması üzerinden ilerleniyor. Bu kitap, savaşın anlamsızlığı ve yabancı düşmanlığı gibi konuları ele alıyor. Dördüncü kitabımız bence serinin çok daha sakin, melankolik ve en kişisel kitabı. Karakterimiz bir şekilde yok olmuş Dünya'ya geri döner ve gezegenin yeniden var olduğunu keşfeder. Birkaç gizemli olay araştırılır.
1000Kitap
Otostopçunun Galaksi Rehberi (5 Kitap Bir Arada)Douglas Adams · Alfa Yayıncılık · 20214,515 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
bunlar babadan oğula nesil herhalde.mp4
7/10
·216 syf.·
2026 19. kitabı
Kitabın en can alıcı özelliği kötülüğün kaynağına dair rahatlatıcı hiçbir açıklama sunmaması. Okuru teselli etmek yerine onu insan doğasının en huzursuz edici ihtimallerinden biriyle baş başa bırakıyor. SPOILER ALERT İnsan doğası, annelik, kalıtım ve ahlak üzerine karanlık bir düşünce deneyi diyebiliriz. "katil kim?" hikâyesi gibi başlasa da olaylar çok daha farklı bir form kazanıyor ve "sevgi koşulsuz mudur, yoksa ahlaki gerçeklik karşısında bir noktada yetersiz mi kalır?" sorusuna dönüşüyor. March, kötülüğün biyolojik olarak aktarılabileceği ihtimalini gündeme getiriyor. Canavarın yüzünü tanımak kolaydır; zor olan, onun son derece sevimli bir çocuğun yüzünü taşıyabileceğini kabul etmektir. Christine (anne) kabul edecek mi? banliyö yaşamının sıradanlığı içinde ilerleyen 216 sayfa.
Kötü TohumWilliam March · Tersine Kitap · 2026120 okunma
8/10
·368 syf.··
2026 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 02:56
öncelikle SPOİLER ALERT!!!!demek istiyorum ben cok fazla bu tarz kitap okuyan biri değilim ve okuduğum kitap türlerinden bir tık sıkıldığım için bu kitabı okumak istedim.kitabı sevdim. sakin geçen bir kitaptı sonlarında birkaç kez ters köşe oldum ve buna bayyyıldım.sadece bir düşüncem var ve bu düşünce sınanmamışlığın kibriyle ortaya çıkmış olabilir:karakterin bu kadar aşk acısı çekmesi beni çok şaşırttı.yani BU kadar çekmesi bana fazla geldi anlayamadım empati kuramadım. abartttma yaaaa bile demiş olabilirim.. fakat kitabın devamını okuyunca taşlar yerine oturdu.ben vedatın çok net aldattığını düşünüyordum kitap boyunca şaşırdım o yüzden.yazarın dilini de sevdim ojurken sıkılmadım sadece dediğim gibi bu tür kitapları çok okumadığım için ilk bi 80 sayfasında kitaba girmekte zorlandım ama devamında hiç problem yaşamadım.bazı yerlerde karakterin suçluluk duygusunu cok net hissedebildimBİR DE vedatın feribeye kendi duygularını söylediğini ve nasıl anladığını anlattı sahnede vedata o kadar çok üzüldüm ki gerçekten.onu da çok iyi hissettim yani.genel olarak sevdim
Unutma DersleriNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20255,4bin okunma
kusursuz yabanci uzerine cok degerli yorumum
8/10
·352 syf.··
2026 1. kitabı
spoiler alert!!!! sadece wow demek istiyorum.. cumartesi oglen elime ulasti, derse gittim derste bile okudum elimden birakamadim utanmasam yolda okuyacaktim fena surukledi.. reading slumptaydim cekti cikardi sag olsun, araliklarla 7 8 saatte bitirdim. kitaba gelecek olursak genel olarak inci cok rahatsiz edici bi karakterdi en basta emire soyledigi seyden beri fena gicigim ama sonu boyle beklemiyordum. kitapta beni genel olarak darlayan sey incinin yaptiklari ya da evdeki seyler degil kimsenin eylule inanmamasi oldu. eylulun yaptigi bazi aptalliklar da ayri sinir etti maalesef. defterin fotografini cekmemesi, inciyi korkutmaya calisirken kendi topuguna sikmasi ve hakliyken kizi bogmaya calisirken haksiz duruma dusmesi gibi ama o mentalde ben ne yapardim asla kestiremiyorum maalesef. ben sonu cok daha farkli seyler dusundum hele incinin ayna onunde eylulu taklit etmesinden sonra daha farkli yerlere gitti kafam neredeyse bilim kurgu sanacaktim ama oyle de degilmis. eylule de inciye de biraz biraz hak verdim sonda. tam her sey bitti derken son sayfa kanimi dondurdu, devam kitabi da yok bize ne oldugunu aciklamak zorundasin sezo!!!
Kusursuz YabancıSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 202664 okunma
Ah Bir de Ayık Kafayla Yazsaydın Be Huxley
7/10
·272 syf.··
2026 1. kitabı
Bazı kitaplar hikâyelerini, bazıları ise fikirlerini ön plana çıkarır. Fakat yalnızca hikâyeye odaklanmak eserin düşünsel derinliğini zayıflatırken, yalnızca fikirlere odaklanmaksa kitabı bir roman olmaktan çıkarıp bir manifestoya dönüştürebilir. İyi bir eser, bu iki unsur arasında denge kurabilendir. Cesur Yeni Dünya ise fikirlerini öne çıkarma uğruna hikâyesinden belirli ölçüde ödün vermiş bir roman. Bu tür eserlerin okunurluğu, özellikle fikirler anlatının doğal akışına ustalıkla yedirilemediğinde, daha hikâye odaklı romanlara kıyasla düşük kalabiliyor. Ben de okurken yer yer bunu hissettim. Romanın ortaya koyduğu düşünceler oldukça güçlü olsa da anlatının ve karakterlerin zaman zaman bu fikirlerin taşıyıcısı konumuna indirgendiğini hissettim. hikayenin yazarın fikirlerinin taşıyıcısı olması gayet doğal, zaten aksi eseri değersizleştirir, fakat yazarın vermek istediği mesajların okura fazlasıyla doğrudan aktarıldığını düşünüyorum. Bazı bölümlerde fikirlerin zihnimize doğal biçimde yerleşmesinden ziyade, zorla kabul ettirilmeye çalışıldığı hissine kapıldım. Oysa ustaca yazılmış eserlerde yazarın düşünceleri bu kadar görünür olmaz; okur, farkına bile varmadan kendisini o fikirleri sorgular ya da savunur halde bulabilir. Burada ise düşünceler çoğu zaman anlatının önüne geçerek kendilerini açıkça hissettiriyor. Ayrıca kitap boyunca sık sık tekrar eden temalar ve benzer mesajlar, bir noktadan sonra anlatının sürükleyiciliğini de olumsuz etkiliyor. İlk karşılaşıldığında güçlü etki bırakan bazı fikirler, sürekli vurgulanmaları nedeniyle zamanla etkilerini kaybedebiliyor ve okuma temposunu yavaşlatabiliyor. Ayık kafayla yazılsa işleyiş iyileştirilebilirmiş de o zaman da fikirler sönük kalırmış gibi hissettirdi. Yine de ağızınıza bir soma attıktan sonra akıcı okunabilecek bir
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma