Alev Taner

“Benim burda ne işim var?" diye düşündüğünüz oldu mu hiç? Bir labirentin içindeymişsiniz ve kaybolduğunuzdan eminmişsiniz de her bir dönemece kendiniz yarattığınız için bu tamamıyla sizin suçunuzmuş gibi hissettiğiniz? Üstelik dışarı çıkmanızı sağlayacak birçok yol olduğunu da biliyorsunuz çünkü labirentten çıkmayı başarmış, dışarıda gülüşüp oynayan insanların seslerini duyuyorsunuz. Çalı çitlerin arasından arada bir görüyorsunuz onları. Yaprakların arasından gelip geçen şekiller halinde. Öyle mutlu görünüyorlar ki onlarla değil, bu işi onlar gibi yapmadığımız için kendinize kızgınsınız. Oldu mu hiç? Yoksa bu labirentte kalan bir tek ben miyim?
Sayfa 59·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
yaşamla ölüm arasında bir kütüphane var. bu kütüphanedeki laflar sonsuza kadar gider. her kitap yaşamış olabileceğin başka bir hayatı yaşama şansını sunar sana. farklı seçimler yapmış olsan, şu an nasıl bir hayatın olacağını görürsün... pişmanlıklarını telafi etme şansın olsaydı, bazı konularda farklı davranır mıydın?
Sayfa 29·Kitabı okudu
kütüphane dışarıdan kaçıp uygarlığa sığındığı bir yer gibiydi.
Sayfa 2·Kitabı okudu
bizim çocukluk dönemimizde televizyon, bilgisayar ve video oyunları yoktu. arada sırada gidilen sinema dışında en büyük eğlenceniz kitapların sunduğu olağanüstü serüvenlerdi. o öyküleri kendimiz, zihnimizde görselleştirir, deyim yerindeyse her öykü için kendi düşsel filmimizi yaratırdık.
Sayfa 8
dünyanın en güzel sanat eserini yaratıp on dakika seyrettikten sonra yakan bir ressam gibi ben de keşfettiğim düşünce cennetimi tasfiye ediyordum. iki aydır bunu yapmaya çalışıyordum ve bitmesine çok az kalmıştı. en azından ben öyle düşünüyordum. sona erdiğinde ise beş yaşındaki bir çocuğa dönüşecektim. ve bu zaten çok büyük bir çaba gerektiriyordu. cehalete geri dönüşün cehaletten çıkmaktan çok daha zor olduğunu, hafızamın rahatsız eden darbeleriyle anlamıştım... hatta belki yaratacağım yeni ve bomboş aklım sayesinde mutlu bile olabilirdim...
Sayfa 14