Alev Taner

gitmek, ne korkunç bir sözcük. vedalaşmak, gitmek, bırakmak, terk etmek, ayrılmak... tek bir veda bütün bir ömür sürüyor.
Sayfa 103·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
bu gece, yüreğimde tutsak bir kuş, kafesine çarpa çarpa yaralar açıyor vücudunda.
Sayfa 98·Kitabı okudu
sana daha önce hiç söylenmemiş sözleri söylemek, hiç anlatılmamış öyküleri anlatmak, keşfedilmemiş bir dünya göstermek isterdim. ama sadece müzik gerçekten söz edebilir aşktan. aşktan ve ölümden... sözcüklerin ulaşamadığı yerlere sadece o dokunabilir.
Sayfa 66·Kitabı okudu
hiçbir şeyi unutmak olası değil. günü gelince anılar belleğin diplerinden su yüzüne vuruyor teker teker. sokaklar, yüzler, yaralar... her an bir yerlere kazılmış.
Sayfa 50·Kitabı okudu
ne olursa olsun, hiç ama hiçbir şey o ilk anların yerini tutamıyor. birbiriyle ilk kez bütünleşen bedenlerin tutkuya ani kaçışları... iki ırmağın kavuşması kadar doğal ve coşkulu. bir ömür boyu sanki sadece bu an beklenmişçesine bedenler konuşuyor ve yeryüzündeki her şey susup dinliyor. yalnızlıklar unutulmuş, yaralar sarılmış; bu tehlikeli, karmakarışık, anlamsız dünyada sağ kalmaya çalışan korku dolu bir canlı bir başka varlığa sığınıyor, gelip geçici bir güvenliğe, sahte bir cennete kavuşuyor. hayatın olağanüstü güzellikteki müziğini ansızın duyuveriyor. o müzik hep oradaymış aslında ama o hiç durup kulak kabartmamış.
Sayfa 41·Kitabı okudu