Alev Taner

sen çok çabuk inanıyorsun insanlara; saf değilsin ama çok nahifsin, daha dikkatli olmalısın.
Sayfa 147·Kitabı okudu
Reklam
Doğudan gelen çocuk fısıldar Elinden çıngırağı Peşinden atlılar “gitme kurbanın olam” Göz gez arpacık Nişanlıyız ölümle, genciz daha Nişancıdan habersiz, terliyiz bir halayda Fısıldar “gitme” Ölmeyi bilmiyoruz henüz sevişmeyi de Acemiyiz Sabahları dinsiz uyanıp Her gün Cuma’ya giden Akşamları İsa’ya yalvarıp Musa’dan medet uman pezevenklerin Çeşmesinde su içmeyi de Petrol mavisi kravatları Ve rugan pabuçlarıyla Silah tüccarı yavşaklardan alınmış Namlunun kokusunu da Bilmiyoruz henüz Bana bilmediğim bir küfür söyle Doğudan gelen çocuk, gitmem Eğer güneşse adın Sanki Aşkı da bilmiyoruz Sefil perişan olmak sanıyoruz Basur olsak aşktandır diyoruz Daha çok genciz Yasaksız bir nefes tatmadan gidiyoruz “ gitme “ diyor, kesin güneştir adı
Sayfa 147·Kitabı okudu
Ekmek; Kürtçe, Farsça ve Osmanlıca'da "nan"dır. Bugün Türkçede ekmeğe nan denmez ama ekmeğin kıymetini bilmeyene "nankör" denir.
Sayfa 145·Kitabı okudu
Bugünlerde Beyoğlu, Birleşmiş Milletler gibi bir yer oldu. Afrika, Asya, Orta Doğu'dan gelen sığınmacılar İstanbul'u bir dünya şehrine çevirdiler. Bundan rahatsız olanlar epey fazla; işçiler, işsizler, kadınlar... Kiminin işi ekmeği tehlikede kendilerince, kiminin güvenliği. Ama hiç kimse ırkçı faşistler kadar saldırgan değil elbette. Onlar sırf gelenler Türk olmadığı için rahatsızlar. Seksen milyon daha Türk gelse Tükiye'ye, gıkları çıkmayacak. Daha yakın zamana kadar Kürtlerin bile İstanbul'a gelmesinden rahatsızdı bu kafatasçı conconlar.
Sayfa 40·Kitabı okudu
İstiklal Caddesi Beyoğlu'nun, İstanbul'un, Türkiye'nin, hatta yeryüzünün tarihi ve kültürel açıdan en önemli caddelerinden biridir. Son yıllarda iktidarın ve belediyenin rantçı kararlarına kapitalizmin sıçmıkları da eklenince caddenin kültürel dokusunun içine edilmiş olsa bile İstiklal halen yaşayan tarih gibidir. Gel gör ki her gece, bir tarih koridorunda olduklarından haberleri olmayan on binlerce insanın baktığı, gördüğü, ilgi duyduğu tek şey caddenin iki tarafında boylu boyunca uzanan lüks mağazalardır. Kimse başını kaldırıp da o ışıltılı camekanların bir kat üstünden başlayan tarihe, kültüre bakmaz. Mimarlık fakültelerinde ders kitaplarına konu olmuş muhteşem tarihi binalar, "İkinci Ürüne Yüzde Elli İndirim" etiketinin milyonda biri kadar ilgi görmez. Dedim ya, insanlar komple alüminyum olmuş.
Sayfa 39·Kitabı okudu
Reklam