Aley B.

Reklam
Dizlerinin üstüne çöktü Sanaç, sanki bütün dünya onun ağırlığını taşıyamaz hale gelmişti. Elleri titreyerek yere vurdu, her darbeyle acısı biraz daha derinleşiyordu. "Ölme, affedeceğim seni." Yeniden yumruklarıyla yeri döverken ellerinden kan sızıyordu, yüreğinden akan kederin görünür hâliydi bu. "Yalvarırım ölme," dedi Sanaç kanaya kanaya. "Beni yine terk et ama bunu yaşarken yap! Buna dayanadım, bir kere daha dayanırım. Ama benden ölerek gitme, Yasmin! Buna dayanamam!"
Sayfa 526
Alıntı
Ensesinde duran elimi şakağına getirdiğimde aklını işaret ederek, "Burası benden nefret ediyor," dedim. Boşta kalan elimi nazikçe tutup göğsüne götürdü. Kalbini işaret etti. "Burası senden nefret etmiyor, Hisar." Gömleğinin altında hasarlı bir kalp, o yorgun bedenin içinde hâlâ çarpıyordu. Şakağındaki elimin üstüne elini koydu. Aklını işaret etti. "Burasıyla ölesiye savaşırım." Kalbim bir an duracak gibi oldu. Onun yıpranmış bedenine rağmen hâlâ bu kadar güçlü oluşu beni sarsıyordu. "Bronz,” derken sesimin titremesine engel olamadım. Elimi onun göğsünün üstüne koydum. O ise hep olduğu gibi elimi avuçlayıp doğru noktaya getirdi.
Sayfa 518
Alıntı
"Sana bakan herkesle savaşabilirim ama senin baktığına yenilirim, Hisar." Ağzından dökülen her kelime bir sarsıntı yarattı. Onun bu beklenmedik itirafı en sert savunmalarımı bile yıkacak güçteydi. Olduğum yere mıhlanmıştım. Ne diyeceğimi bilemedim. "Ne dedin sen?" dediğimde tekrar etmesini istedim. "Bana baktın ama beni hiçbir zaman görmedin, Hisar," dedi Bronz, kelimelerine acı dolanırken. Kelimeler ruhuma dokunan ama tam anlamıyla ulaşamayan bir çığlık gibi yankılandı. "Sana bakan herkesle savaşabilirim ama senin baktığına yenilirim."
Sayfa 426
Alıntı
Haksızlığı kendine ediyorsan adaleti başkasından dilenmek zorunda kalırsın.
Sayfa 165
Alıntı
Reklam