Ata'mızın ettiği iki söz vardır sonje, sen bilmezsin ama bu insanlık denilen saçmalığın içinde insan olmanın değerini onlarca yıl önce bilen biriydi o. İlkinde der ki: "Yetki kayıtsız ve şartsız milletindir." Kimdir millet? İnsandır, halktır! Bankalar, markalar ve onların uşağı olmuş politikacılar değildir millet. Yetki kayıtsız şartsız milletin olmalıdır sonje. O zaman böyle iğrenç olmazdı her şey! Bu dünya da gördüğün pislikleri millet yapmıyor sadece parçası olmak zorunda kalıyoruz. Müdahale edemediğimiz, çarklarından kurtulamadığımız bir mekanizma kurmuşlar, biz içine doğuyoruz ve bu mekanizmanın yakıtı gibi, hepimiz harcanıyoruz. Mekanizmanın içinde yok oluyoruz değerlerimizle birlikte... Nasıl insan olunur artık bilmiyoruz bile. Söylediği diğer söz de: "Egemenlik verilmez, alınır." İnsanlığın yani milletin kendi egemenliğini alıp hiçbir koşul ya da şart olmadan yetkiye geçmesinin zamanı geldi sonje!
Nesillerine mutluluğu hedef gösteriyorlar. Herkesin amacı mutlu olmak! Sanki yaratılışın ana amacı mutlu olmakmış gibi ciddi bir yanılgı var. Daha da korkuncu, mutluluğu çiftleşmeye odaklamışlar ve insansı yetişkinlerin hemen hemen hepsinin ortak hedefi hayatlarının aşkını bulmak. Aşkı bulmaya adanmış bu yaşamsal mutluluk anlayışı , aklı bozacak şekilde deforme olmuş bir cinsellik anlayışına bağlanmış.
Biri ölünce trajedi, binlercesi birlikte ölünce istatistik oluyordu. Sürekli yıkılıp yeniden kurulan karınca kolonisi gibiydi bu gezegendeki sözde insanlık, tüketmekten başka hedefleri yoktu. Alacakları araba, ev, sahip olmayı planladıkları para için yaşar olmuşlardı.