Sevdiğiniz insan. Bu tür kitaplarda, hatta teselli etmek değil bilgi vermek için yazılmış kitaplarda bile bu sözcükleri birçok kez okudu Ann. Bu şefkatli belirsizlik Ann'i her zaman duygulandırıyor. Sevdiğiniz insan, kalbinin, yüzü olmayan, cinsiyeti olmayan, çaresiz odağı: Sevdiğiniz insan kaybedeceğiniz insandır.
Çocuklar kendi yaşadıkları dünyanın içinde en çabuk olarak haksızlığı sezerler, en derin olarak haksızlığı duyarlar. Çocuğun uğradığı haksızlık bize küçücük bir şeymiş gibi gelebilir, ama çocuk da küçük olduğu için kendi dünyasının bütün ölçüleri kendi boyuna göredir. Tahtadan at çocuğun gözünde safkan bir at büyüklüğünde görünür.
Başka bir mevsime. Başka türde bir kendini teşhir etmeye. Hissedemediği bir buza.
Ivyyi seviyor.
Şu anda, onun yerine Julia'ya sarılıyor. Uyumaya çalışıyor. Eski rüyasını, iki bacağı üstünde rıhtımda yürüdüğü, kaybedecek bir şeyinin olduğu rüyayı görmeye çalışıyor.
Okulda öğrendiğimiz şeyleri de iyice anlayamıyordum. Ömeğin okulda "Doğru yoldan ayrılmayacağım!" diye bir şey söylerdik, ben bunun, evden kiliseye giderken en doğru, en kısa yoldan yürümek anlamına geldiğini sanırdım hep. Bu yüzden diğer yollardan hiç yürümezdim.