Aleyna

Aleyna

, bir kitap okudu
10/10
·75 syf.·
Beğendi
·
2020 7. kitabı
Stephen W. Hawking
8.6/10 · 3.500 okunma
Reklam
''Yola standart modelle devam edelim. Belki çok zarif değil ama çok işe yarıyor, etrafımızdaki dünyayı tarif ediyor. Kim bilir belki de daha iyi baktığımızda zarif olmayan o değildir: Belki de gizli sadeliğini anlamak için doğru bakış açısından bakmayı henüz öğrenmemişizdir. Şimdilik madde hakkında bildiğimiz bundan ibaret. Varlıkla yokluk arasında sürekli olarak titreşip dalgalanan, hiçbir şey yokmuş gibi görünürken ortalıkta cirit atan, galaksilerin, sayısız yıldızın, kozmik ışınların, güneş ışığının, dağların, ormanların, buğday tarlalarının, partilerdeki gençlerin yüzlerindeki gülümsemelerinin ve gece yıldızlarla dolu karanlık gökyüzünün devasa öyküsünü anlatmak için kozmik bir alfabenin harfleri gibi sonsuz olasılıkla bir araya gelen bir avuç temel parçacık...''
Sayfa 39 - Can Yayınları
''Heisenberg elektronların her zaman var olmadığını düşünüyordu. Elektronlar yalnızca biri ona baktığında ya da daha doğru bir ifadeyle, bir başka şeyle etkileştiklerinde var olur. Bir şeye çarptıklarında, hesaplanabilir bir olasılıkla, bir yerde maddeleşirler. Bir yörüngeden diğerine meydana gelen ''kuantum sıçramaları'', onların gerçek olabilmeleri için tek yoldur: Bir elektron, bir etkileşimden diğerine sıçramaların bütünüdür. Kimse onu rahatsız etmediğinde hiçbir belirli yerde değildir. Herhangi bir konumda bulunmaz.''
Sayfa 23 - Can Yayınları
''Bir şey, sona ermek için başlamıştır. Serüven uzamaya gelmez, ona anlam veren ölümüdür yalnız. Bu ölüme, belki benim de sonum olan ölüme sürüklenirim. Geriye dönmek elimden gelmez. Her an, ardından geleni getirmek için ortaya çıkar. Her ana, bütün varlığımla sarılım. Onun yerine başkasının konulamayacağını, onun başkasına benzemediğini bilirim. Ama onu yitip gitmekten alıkoymak için bir şey de yapamam. Berlin'de ya da Londra'da iki gün önce rastladığım bir kadının koynunda geçirdiğim dakikanın (çılgınca sevdiğim dakikanın, neredeyse aşık olacağım kadının) da sona ereceğini bilirim. Birazdan, başka bir ülkeye gitmek üzere yola çıkacağım. Bu dakikayı da, bu kadını da bulamayacağım bir daha. Her saniyenin üzerine titrer, her birini emip bitirmek isterim. Hiçbir şey gözümden kaçmaz. Her şeyi unutulmaz bir biçimde yerleştiririm gönlüme. Ne o güzelim gözlerin kaçamak sevecenliğini, tatlılığını, ne sokağın gürültüsünü ne de neredeyse ışıyacak günün aldatıcı aydınlığını gözden kaçırırım. Ama dakikalar yine de geçip gider. Durduramam onları. Geçip gitmelerinden hoşlanırım. Sonra ansızın, bir şey çattadak kırılır. Serüven bitmiştir artık. Zaman gündelik gevşekliğini alır. Geri dönerim, o güzelim müziksel şeklin ta ardımda, geçmişin içine batıp gittiğini görürüm. Gittikçe ufalır; gömüldükçe dertop olur, başlangıcını sonundan ayıramam şimdi. Bu pırıl pırıl noktayı gözlerken; ölümle karşılaşmak, para pul kaybetmek uğruna da olsa hepsini, aynı durumlar içinde, baştan başa, yeniden yaşamak isteyeceğimi düşünürüm. Ama bir serüven yeniden başlamadığı gibi uzayıp gitmez de.''
Sayfa 65 - Can Yayınları