aleyna eren

“Bazen ‘buradan gitmeliyim!’ diye düşünmek önemli olabilir gerçekten -nereye gideceğimizi henüz bilmesek bile.” “Eğer ev yanıyorsa kalacak bir yer var mı, diye sormadan hemen kaçmak lazım.”
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
“Kadın ancak bizim kültürümüz tarafından ‘öteki cins’ haline getirilmişti Beauvoir’a göre. Bu kültürde sadece erkek, özne olarak ortaya çıkabiliyordu. Kadın ise erkeğin nesnesi yapılmıştı. Böylece kendi yaşamına yönelik sorumluluğu da elinden çekip alınmıştı.” .. “Kadın bu sorumluluğu yeniden ele geçirmeli, diyordu Simon de Beauvoir. Kendini geri kazanmalı, kimliğini erkek kimliğine bağımlı kılmaktan vazgeçmeli. Çünkü kadını baskı altında tutan yalnızca erkek değildir, yaşamın sorumluluğunu ele almayan kadın kendine de baskı uygular.”
“Eğer aşıksan ve sevdiğin kişiden telefon bekliyorsan, belki bütün akşam boyunca onun aramadığını işitirsin. Her an farkına vardığın şey telefonun çalmadığıdır. Onu istasyonda karşılayacaksan ve perondaki yığınla insan arasında bir türlü göremiyorsan, o zaman bütün o insanları göremezsin bile. Senin için hiçbir önem taşımazlar, sadece rahatsız ederler. Hatta çirkin ve tiksindirici bulabilirsin onları. Öyle her tarafı kaplarlar boşuna. Tek bildiğin, onun ortalıkta görünmediğidir.”
“Var olmak demek, kendi varoluşunu yaratmak demektir.”
Bazen yaşını başını almış kişiler bile olmadık davranışlarda bulunup suçu âdeme atarlar. Oysa böyle bir âdem yoktur içimizde. Kendi davranışımızın sorumluluğundan kaçmak için uydururuz bunu.