Sahabe iklimine Hz. Hatice validemizi okuyarak başlamış oldum. Muhammed Emin Yıldırım hocamız kitabın girişinde sahabe iklimine yolculuğun iki temel amacının olduğunu söylüyor. İlki Ashâb-ı Kiram efendilerimizi doğru anlamak, ikincisiyse sahabenin hayatlarının örneklerini bugünlere taşıyarak onlarla anlamlanmaktır. Benim de bu niyetle okumaya başladığım sahabe ikliminde ilk olarak Hz. Hatice validemizi anlamaya, anlamlandırmaya gayret ettim. Hocamız Hz. Hatice validemizin şahsiyetinin dört temel anahtarını edep, sadakat, fedakarlık ve vefa olduğunu ifade ediyor. Eserde Hz. Hatice'nin iffet abidesi olarak hayasızlığın karşısında hayayı kuşanarak kendini muhafaza etmesinden dolayı Tâhire, ticarete devam etmesinden dolayı da Tâcire olarak iki lakapla anıldığı söylenmektedir. Onun evlenmeden önceki ve evlendikten sonraki hayatını, hassasiyetini görmekteyiz. İslamiyetle birlikte kendisinin Peygamber Efendimiz'e (sav.) olan sadakatini ve her daim O'nun (sav.) yanında olup yeri geldiğinde teselli ettiğine, risalet davasına hem malı ile hem de canı ile yardım ettiğine şahit oluyoruz. Ayrıca Hz. Hatice'nin vefatından sonra Efendimiz'in (sav.) ona olan bağlılığını ise en derinden hissedebiliyoruz. Muhammed Emin Yıldırım hocamızın ifadesiyle; "Hz. Hatice validemiz sıradan bir hanım değildi. O; sadakatin, vefanın, fedakarlığın, mücadelenin, aşkın bir abidesi idi. O hem yârdı hem yardımcı... O hem sırdaştı hem yoldaş... O hem anne kucağı gibi şefkatli hem bir dost gibi vefalı idi. O ilklerdendi; Efendimiz'in (sav.) ilk göz ağrısı, yastığının ilk ortağı, ilk iman eden, ilk namaz kılan, ilk Efendimiz'e (sav.) çocuk doğurandı. Her şeyin en ilki o idi. Bunun için de hanımlar aleminin sultanı o idi. Bunun için de Efendimiz'in (sav.) gönül tahtının sultanı idi."