Aidiyet, sadakatin tek muhafızıymış. İnsan, tutkusu kadar kendine, özüne ve aslına da sadık olmalı. Kendine sadık olmayan, hiçbir şeye gerçekten bağlı olamaz.
Sadık bir tutku aidiyeti ne muazzam şeydir. Ruhun biricik tutkusunu keşfedip tüm varlığıyla aidiyet bağı kurduktan hemen sonra yaşadığı o tamamlanma hissi...
Hakiki muhatabın en küçük ayrıntısına bile en mühim işi yapıyormuşçasına mesai ayırıp zarif ve incelikli bir dikkat göstermekten daha büyük bir aşk alameti var mıdır ki?