Hatırlamak istemediği her şeyi rafa kaldırır insan. Bazen eski resimleri. Bazen onca anıya ev sahipliği etmiş kitapları. Hatıraları barındıran o mekânlar, unutulmuşluğun evi mi? Yoksa insan unutmak için attığı her adımı aslında hatırlamak için mi atar?