Kaygılı olduğumda sığınağa girerim. Yolculuk etmeye hiç ihtiyaç duymam. Edebi belleğimin kürelerine gitmem yeter. Edebiyattan daha soylu bir vakit geçirme, daha oyalayıcı eşlik, daha nefis trans var mıdır ?
Olimpos benimle konuşuyor çünkü benim bir kedim var, bu ikimizi de bir ilgi ortaklığı içinde bir araya getiriyor. Toplumun bizim gülünesi yollarımız üzerine hiç durmadan yerleştirdiği engellere aldırmama yeteneğine tam puan veriyorum.
Ama Mösyö Arthens... seçmece bir kötü. Kötü derken, kötü yürekli, acımasız ya da despot biri demek istemiyorum. Birazcık bu da var elbette. Hayır, “gerçek bir kötü” derken, içinde iyi olan ne varsa inkâr etmiş ve yaşarken cesede dönmüş biri demek istiyorum. Çünkü asıl kötüler herkesten nefret ederler, bu kesin, ama özellikle de kendilerinden nefret ederler.