Bu hislerin diliydi, varla yok arası, fark edilmesi zor, sessizliğin bilimiydi, başka hiçbir yerde öğretilmeyen bir şeydi. Sıradışı çocuk için sıradışı bir bilgi diye düşünüyordu ağabeyi. Bu varlık hiçbir şey öğrenmeyecekti ve gerçekte o diğerlerine öğretiyordu.