Kadın göğüsleri hem annelik/besleme işlevini hem de masif bir cinsel uyarılma işlevini aynı anda gövdesinde barındıran çift yönlü (kararsız) bir doğaya sahiptir. Kültürler bu iki zıt mesajı yönetmekte her zaman zorlanmışlardır. Modern toplumun icat ettiği sütyen, bu kararsızlığı yöneten en sofistike araçtır. Sütyen bir taraftan göğüsleri yukarı kaldırıp, sıkıştırıp, dekolte yaratarak cinsel mesajın voltajını maksimuma çıkarır; diğer taraftan ise onları paketleyip, sabitleyip, kontrol altına alarak kadının kamusal alanda 'sadece' besleyici veya aseksüel bir profesyonel olarak var olmasını simgeler. Sütyen, kadının göğüslerindeki o muazzam evrimsel gücü hem kışkırtan hem de zapt eden kültürel bir sansür ve teşhir aygıtıdır.