Günümüzde her yerde algofobi, genel bir acı korkusu hâkim. Acı toleransı da hızla düşmekte. Algofobi sürekli-anesteziye yol açtı. Acı yaratacak her durumdan kaçınılıyor. Aşk acılarına bile şüpheyle bakılmaya başlanmıştır artık.
Acı verici tartışmalara yol açabilecek çatışma ve fikir ayrılıklarına ve çatışmalarına giderek daha az yer verilmektedir.
Algofobi siyasete de yansır. Uyum ve uyuşma baskısı artar. Siyaset palyatif bir alana yerleşerek her türlü canlılığını yitirir. "Alternatifsizlik" siyasi bir ağrı kesicidir. Muğlak "orta yol" palyatif bir etki gösterir. Tartışmanın ve daha iyi savlar uğruna mücadelenin yerini sisteme uyma baskısı alır.
Günümüzde her yerde algofobi, genel bir acı korkusu hakim. Acı toleransı da hızla düşmekte. Algofobi sürekli anesteziye yol açtı. Acı yaratacak her durumdan kaçınılıyor. Aşk acılarına bile şüpheyle bakılmaya başlanmıştır artık.
Palyatif toplum takıntılı bir şekilde olumsuzluktan kaçar, onda oyalanmak yerine. Olumlu olana sarılmak aynının üretilmesine neden olur. "Aynı biçimlerde ayak direme"nin temelinde algofobi bulunur.
Ürpermekten âciz bir bilinç, şeyleşmiş bir bilinçtir. Deneyim yaşamaktan yoksundur, çünkü deneyim “varlığın özsel başkalığının alışılmış olan karşısında kendini açığa vurduğu acıdır öz olarak”. Her tür acıyı yadsıyan bir hayat şeyleşmiş bir hayattır. Yalnızca “öteki tarafından dokunulmuş olmak”tır hayatı canlı tutan. Aksi takdirde aynının cehenneminde hapis kalır.
Acı yaratacak her durumdan kaçınılıyor. Aşk acılarına bile şüpheyle bakılmaya başlanmıştır artık. Algofobi toplumsal alana da uzanır. Acı verici tartışmalara yol açabilecek çatışma ve fıkir ayrılıklarına ve çatışmalarına giderek daha az yer verilmektedir.