Ali

Sapiens'in Yolculuğuna Dair
7/10
·320 syf.··
2025 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2025 02:49
Kitabın kapsamı beni oldukça şaşırttı. İçindekiler kısmına bakınca klasik bir popüler bilim kitabı okuyacağımı düşünmüştüm ancak hiç de öyle olmadı. İnsanlığın oluşumundan başlayarak bu canlının dönüşümü, dönüşürken yaşadığı sıkıntılar veya karşılaştığı avantajlar anlaşılır bir dille anlatılıyor. Tabii ki bunlar anlatılırken bir taraftan da evrimin işleyişi mevzubahis ediliyor. Ayrıca, felsefî yaklaşımlar da içeren bu kitap, dini metinlerden alıntılar ile kitapta ele alınan konuyu bir araya getirerek multidisipliner bir çalışma ortaya koyuyor. Beyin üzerinde çok durulmuş, Paul MacLean tarafından öne sürülen "üçlü beyin" modeli referans alınarak insan davranışlarının olası sebebi araştırılmıştır. Kitabın içindekiler kısmında bulunan başlıklardan da anlaşılacağı üzere biyoloji, psikoloji ve kültürün birbirleri ile olan etkileşimleri incelenmiş, zaman içerisinde ortaya çıkan farklılıkların sebebi bir temele oturtulmuştur. Ancak, kitabın tek yaptığı bu değildir. Özellikle, bulunduğumuz çağın yaşantısından örnekler vermesi, bunları insan doğasına uygunluğu yönünden sorgulaması yönüyle ufuk açıcıdır. İnsanın, Homo sapiens sapiens'in yaşantısında, duygu dünyasında etkili olan hormonlar ve bunların işleyişi örnekler ile okuyucuya aktarılmıştır. Tarım devriminden önceki avcı-toplayıcı yaşam ile tarım devriminden sonraki yerleşik yaşam stili karşılaştırılmıştır. Yazara göre insanlık, cenneti avcı-toplayıcı olduğu dönemde yaşamıştır. Bu dönemde insanların diğer hayvanlardan kendini aşırı farklı görmediğinden, beslenmek için avladığı hayvanlara bile saygılı olduğundan bahseder. İhtiras yoktur insanlarda. Yiyecek bulabilirse yer, bulamazsa yürümeye devam eder savanada. Çocuklar ortak büyütülür, besin ortaklaşa bulunur, birlikte yenir. Velhasıl kelam, insanlar için komünyal bir
Yanılgının İcadıAbdullah Reha Nazlı · Nazlı Kitap · 2020529 okunma
Reklam
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2020 20:02
Öncelikle kitabın anlatımı gayet güzel ve akıcıydı. Kitap geçerliliğini yitirmek nedir bilmiyor, günümüzden bir parça bulmak mümkün ve nereye doğru evrileceği konusunda karamsar ve realist bir bakış açısı sunuyor biz okurlara. Kitap, insanların iktidar karşısında önemini yitirdiği, sadece bir araç olarak görüldüğü, yaşamdan ziyade iktidar arzusunun ön planda durduğu bir dünyada geçiyor. Toplumun nasıl da kolektif bir biçimde yönetildiği, itaat edildiği, düşünmenin yerini bağlılığa bıraktığı gerçekten çok güzel bir dil ile aktarılmış. Winston karakteri, gerçeklerin farkında olan, söylenenin değil doğrunun peşinde olan bir karakter. Kendisi bu sistemde orta kesimde yer alıyor ve hakikate ulaşmak istiyor. Ama sistem buna izin vermemekte çok katı bir yapıya sahip, Winston bu durumdan kurtulmak için ilk başlarda istekli bir durumda, fakat sistem karşısında maalesef ki şansı yok ve kabullenmek, inanmak, benimsemek zorunda kalıyor sistemi. Kitabın belirli aralıklarla okunması ve üzerine düşünülmesi gerektiği düşüncesindeyim ve herkesin bu kitabı okumasını tavsiye ederim.
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200bin okunma
Şeker Portakalı İncelemesi
10/10
·183 syf.··
2020 1. kitabı
Kitabın ilk sayfalarında bu kadar duygu yoğunluğu olduğunu tahmin etmemiştim, ama okudukça Zezé ile yakınlığım olduğunu, ve birçok insanın da böyle yaşantıları olduğunu fark ettim. Maalesef çocukluk yaşlarında buradaki gibi ortamlarda büyüyen nice insan var, ve bu yıllarda yaşanan olaylar bizim peşimizden geliyor, kişiliğimizi etkiliyor. Zezé akıllı ve yaramaz bir çocuk, hayat onu erkenden büyümeye zorlamış, oyuncaklarını düşüneceği yıllarda maddiyat beklentileriyle başbaşa bırakmış, ve ailesinin sevgisinin net olmaması da ciddi problemler oluşturmuş durumda ; acımasızca dövüp daha sonra seni çok seviyoruz demeleri Zezé'yi arafta bırakmış ve ailesinden uzaklaşmaya, onları kendi içinde öldürmeye itmiş. Ve sürekli küfür etmesi, yaramazlık yapması da bu etkenlerden dolayı olabilir, her seferinde acımasızca dövmek yerine onunla ilgilenilseydi, doğrusunu güzel bir dil ile anlatmaya çalışılsaydı bu gibi durumlardan daha farklı bir tablo ortaya çıkabilirdi diye düşünüyorum. Ve unutamayacağım bir kitaptı benim için, tekrar tekrar okuyacağım ve herkese tavsiye edeceğim.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2025275,1bin okunma