Nihai hakikatimize dair sonsuz şeyi kahin misali önümüze sermiştir Dostoyevski. İnsanın derinliklerine dair yepyeni bir ölçü getirmiştir: Ondan önce hiçbir ölümlü, ruhun ölümsüz gizemlerine dair onun kadar çok şeye vakıf olmamıştır. Fakat olağanüstü olan şudur: Kendimiz hakkında bilgimizi ne kadar genişlettiyse, biz ondan o kadarını öğrendik, alçakgönüllü olma ve hayatı biraz şeytani bir şey olarak algılamaya dair yüce duyguyu asla unutmuyoruz.
Dostoyevski için insanlar ancak ikiye bölünmüş, problemli tabiat oldukları sürece sanatsal açıdan birer kahraman olarak yaratılmaya değer görülürler; kemale erenleri, olgunlaşanları tıpkı bir ağacın meyvelerini atması gibi silkeleyip atar.