AlihsaN

AlihsaN

, bir kitap okudu
Puan vermedi·64 syf.·
Beğendi
·
2022 17. kitabı
Halil Cibran
8.2/10 · 1.330 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bir gün bir adam tarlasından çok güzel bir mermer heykel çıkardı. Ve onu güzel olan her şeyi seven ve heykeli satın almak isteyen bir koleksiyoncuya götürdü. Koleksiyoncu heykel için yüksek bir ücret ödedi. Ve ayrıldılar. Ve adam elinde parası evine giderken düşündü ve kendi kendine dedi ki, "Bu para ne hayatlara değer! Bir insan bu paranın hepsini bin yıldır toprağın altına gömülüp unutulmuş cansız bir taş beden için nasıl verebilir?" Ve koleksiyoncu heykeline bakarak düşündü ve kendi kendine dedi ki, "Ne kadar güzel! Ne kadar canlı! Nasıl bir ruh bunu düşlemiştir kimbilir! Ve bin yıllık tatlı uykusuyla ne kadar taze. Bir insan bütün bunları cansız, düş gücü olmayan parayla nasıl değişebilir?"
Atının sırtında denize doğru yolculuk yapan bir adam bir akşam vakti yol kenarındaki bir hana vardı. Atından indi ve denize doğru giden bütün biniciler gibi insanlara ve geceye güvenip atını kapının yanındaki bir ağaca bağladı ve hana girdi. Gece yarısı herkes uyurken bir hırsız geldi ve yolcunun atını çaldı. Sabahleyin adam uyandığında atının çalınmış olduğunu anladı. Ve atı için kederlendi. Sonra oda komşuları geldiler ve adamın etrafında dikilip konuşmaya başladılar. Ve birinci adam, "Atı ahırın dışına bağlamak ne aptallık,” dedi. Ve ikincisi, "Atını kösteklememek daha da büyük aptallık," diye ekledi. Ve üçüncü adam dedi ki, "En büyük aptallık denize at sırtında gitmek." Ve dördüncüsü, "Sadece tembellerin ve ayağı yavaş olanların atı vardır," dedi. Yolcu bütün bunlara çok şaşırmıştı. En sonunda hay kırdı, “Arkadaşlar, atın çalınmasında benim hatalarımı, be nim noksanlarımı sayıyorsunuz. Ama ne gariptir ki, onu çalan hakkında tek söz etmiyorsunuz."