Ali Hut

Ali Hut
@alihut
Sihirbâz er kişi niyyetine
Molla Mehmed adlı gözbağcı kafası parçalanarak öldürülür. Öyle ki bu parçalar Evliyâ'nın üzerine sıçrar. Evliyâ da Molla Mehmed'in cenâze namazında "Sihirbâz er kişi niyyetine" diye latîfe eder. "Hemân hamd-i Hudâ edüp bilâ-rikâb süvâr olup hân huzûruna gûnâ-gûn şaka ederek ve Monla Muhammed'in cenâze namâzına, "Sihirbâz er kişi niyyetine" deyü Türk lehcesiyle mashariyyât ve mudhikâne turrehât-ı kelimâtlar ederek Monla Mehemmed'in beynisi ile yüzüm gözüm ve esvâblarım evgâr u mülevves hâna selâm verüp, "Gazânız kutlu ola" dedim"
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kara Konçoloz
Üçüncü cildden tavukların insana dönüşmesini anlatan hikâye... Sâdeleştirilmişi Hakîr Evliyâ'nın başından geçen O balkanda bütün hizmetçilerimle bir kefere hanesine konuk olup bir odada ateş kenarında gönül rahatlığıyla dururken onu gördüm, kapıdan içeri çirkin yüzlü yaşlı bir kadın saçlarını belik belik dağıtıp öfkeli bir şekilde içeri girdi ve pervasızca ateş başına oturup özel lehçesiyle bol bol küfürler savurdu. Hakîr öyle anladım ki taşrada hizmetçiler biraz uygunsuz davranışlarda bulunup biçimsiz tekliflerde bulunmuş olalar. Hizmetçilerimden sorduğumda "Hâşâ bir şeyden haberimiz yoktur" dediler. Daha sonra bu yaşlı karının yanına yedi adet çocuk, torlak oğlan ve kızlar gelip yaşlı karının çevresinde toplandılar ve çağıl çuğul Bulkarca söyleşip ateş başını kuşattılar. Hakire aslâ bir yer komadılar. Garip seyirliktir diye uzaktan seyr ederdim. Sonunda gece yarısı olduğunda onu gördüm, bir hareket eder şeklinde bir ayak savaşı oldu. Hemen hakîr rahat uykusundan uyanıp onu gördüm, yaşlı karı kapıyı açup ocaktan bir avuç kül alıp fercine sürdü. Elinde kalan küle bir efsun okuyup elindeki külden ocak başındaki çıplak yatan yedi adet oğlan ve kızların üzerlerine saçtı. Bir de ne göreyim, yedisi de birer iri piliçler olup civ civ demeye başladılar. Hemen elindeki geri kalan külden kendinin başına saçınca o an kendisi de bir büyük kuluçka tavuk oldu, gurk gurk diyerek kapıdan dışarı çıktı. Ardı sıra yedi adet piliç evlatları civ civ diyerek dışarı çıkınca o an, "Bre oğlan!" diye can havliyle feryat edip kölelerim uykudan uyanıp geldiler. Gördüler ki burnumdan kan boşanmış. "Bre bu ne hâldir, dışarı çıkın, görün bu ne kütürtü oluyor" deyince dışarı çıktılar. Gördüler ki atlar arasında anılan cadı tavuk ve piliçler gezdiğinden atlar boşanıp birbirlerini helâk
Kuş Dili
Bu ciltte Evliyâ Çelebi kuş diliyle konuşuyor. :) “...yine bir şübheye düşüp gulâmımın birine kuş lisânı üzre "Cücümlece yocoldacaşlacarıcım sicilacahılacanacup acatlacansıncalarar" ya‘nî "cümle yoldaşlarım silâhlanup atlansınlar" deyince cümle refîklerimiz hâzır baş ve pür-silâhla seyishâneler yüklü müheyyâ dururlardı. ”

Ali Hut

, bir kitap okudu
10/10
·676 syf.·
Beğendi
·
2020 6. kitabı
Tuhaf Bir Din Karındaşlığı Hikâyesi
Cenk sonrasında muzır olduğuna kanaat getirilen bazı esirlerin kafaları sırasıyla kesilirken bir müslüman, esir kâfirin boynuna sarılır ve... Sâdeleştirilmişi Meğer bu sırada bir serhad gazisi bir kâfir haramîyi diri olarak saklamış. Bu kâfiri bu yiğidin sakladığını paşaya söyledikleri gibi (Seydi Ahmet)paşa öfkelenip, "Tez o adam ile o kâfiri getirin” deyince o an paşa huzuruna o gazi ile anılan kefereyi getirdiler. Hemen paşa, "Tiz a cellât” deyip kâfiri siyaset meydanına çökerdikleri gibi hemen o yiğit kâfirin boynuna sarılıp, "Aman koca vezir, ceng mahallinde bu kâfire dinim verip onun dinini ben alıp bu kâfirle kardaş olmuşum. Eğer bunu öldürürsen benim dinim onunla cennete gidip ben garibe yazıktır. Haçan ki ben ölsem bu kardaş okuduğum kâfirin dini benimle kalıp biz cehenneme gideriz. Bu kere yine bana yazıktır" diye ağlayıp feryat ederek kâfirin üzerinden ayrılmaz. Gayretli Paşa: "Gaziler bu adam ne der?" diye sorduğunda o serhat gazileri: ”Bu serhatlerimizdeki yiğitlerimiz kâfire esir olduklarında bazı kâfirler ile yiyip içme arasmda kâfir onu esirlikten kurtarmaya ahd eder. Müslüman da, 'Eğer sen de bize esir olursan ben de seni Türk'den kurtarayım' diye verilen söz arasında, 'Öyle olsun, senin dinin benim ve benim dinim senin olsun mu? Olsun' diye kan yalaşıp kâfir Müslüman ile din karındaşı olurlar. İşte şimdi bu gazinin bu kâfir karındaşı olup bu Müslüman esirlikten kurtarmış. Şimdi bu kâfir bunların elinde esir olup saklayıp kurtarsa gerek ki verdiği sözünü yerine gelip kâfirden imanını alıp kâfire imanını vermiş ola. Bu kere şimdi kâfir katl olursa cennete gitmiş ola. Bu ölürse kâfirin diniyle cehenneme girer ola. Bu ise Müslümanm ve kâfirlerin kitabında bile yoktur. Ancak bu serhatlerde bu kötü tören çoktur" dediklerinde hazırcevap Paşa: "Bre