Bu ciltte meşhur Fâtih - Rum Mîmar hikâyesinin ejderhâlı hâli var. :) Özgün hâlini paylaşıyorum.
{Mi‘mârbaşı ile Ebü'l-feth'in mürâfa‘a-ı şer‘-i Resûl olduğun beyân eder}
Bir gazûb pâdişâh-ı Cem-cenâb olmağile câmi‘i binâ eden mi‘mârbaşıya itâb edüp,
"Benim câmi‘im niçün Ayasofya kadar âlî etmeyüp benim birer Rûm harâcı değer sütûnlarımı kesüp câmi‘im alçak etdin?" dedikde mi‘mâr eydir:
"Pâdişâhım İslâmbol'da zelzele çok olup metânet üzre inkırâzu'd-devrân mü’ebbed ola deyü iki amûdu üçer zirâ‘ kesüp câmi‘-i Ayasofya'dan sehel alçak etdim" deyü özür buldu.
"Özrü cürmünden eşeddir" deyü Ebü'l-feth amân vermeyüp mi‘mârbaşının iki ellerin bileklerinden kat‘ etdi.
Ertesi gün mi‘mârbaşı ehl [ü] iyâliyle İslâmbol mollâsı olan (---) hazretlerinin huzûruna varup Ebü'l-feth Gâzî'den şikayet edüp,
"Mürâfa‘a-i {şer‘} olunmasın taleb ederim" dedikde derhâl (---) hazretleri kethudâsını Ebü'l-feth'e gönderüp şer‘-i şerîfe da‘vet eder. Hemân Ebü'l-feth,
"Emir şer‘-i Resûl-i mübînindir" deyüp lepâçesin geyüp kemerine bir bozdağan topuz alup bâb-ı şerî‘ata yüz sürerek gelüp ba‘de's-selâm aleyk alınup sadr-ı âlîde karâr etmek murâd edindikde (---) hazretleri,
"Oturma beğim, hasmınla mürâfa‘a-yı şer‘ olup ayak berâber durun" dedikde mi‘mârbaşı da‘vâya âğâze edüp eydir:
"Sultânım, ben bir üstâd-ı kâmil mi‘mâr [u] mühendis-i âmil idim. Bu âdem, ‘Benim câmi‘im niçün alçak edüp iki direğim kesdin’ deyü benim iki ellerim kesüp beni kâr [ü] kesbimden ve kifâf-ı nefsimden alıkoyup ehl [ü] iyâlim beslemeğe iktidârım kalmadı. Emir şer‘-i şerîfin" deyüp summun bükmün durdu.
"Beğim ne dersin, bu âdemin ellerin siz mi kat‘ etdiniz?" deyince hemân Ebü'l-feth,
"Vallâhi sultânım, bu âdem benim birer Mısır harâcı değer amûdlarım kat‘ edüp câmi‘im bî-şöhret olup alçak olduğıyçün ellerin kat‘ etdim.