Meselâ, Osmanlı şâirleri saraylardan "câize" almakla geçindikleri gibi, Osmanlı müzisyenleri de sarayın verdiği bağışlarla maaşlarla geçinirlerdi. Halkın saz ve söz şâirleri ise halkın hediyeleriyle yaşarlardı.
Kâşgarlı Mahmud, Dîvân-ı Lügatin "Türk" maddesinde, Türkleri kısaca tarif ediyor. Diyor ki, Türk'te böbürlenme ve övünme, yoktur. Türk, büyük kahramanlıklar ve fedakârlıklar yaptığı zaman, bir olağanüstülük yaptığından habersiz görünür.