Dünyanın bir tasvir olduğunu söylemek,tasvirlerin açıkça dünya olduğu ve dünyanın var olduğu anlamına gelir,başkalarının var olduğuna inanmak ise,sadece adına insan denilen,bizimkine benzer bir irade tarafından yönetilen o duyular bütünün var olduğu ve bunların açıkça hiçbir şeyi değiştirmeyen tanımlamalar olduğu anlamına gelir.Sözlük aynı kalıyor;şeyler ve insanlar karşısında önceden olduğu gibi haraket etmeliyiz ve başka biçimde haraket edemeyiz.İrademe karşı çıkan şeylerin direncine,benimkinden farklı ve zıt olanların da eklenmesi benim bir Tanrı olmaktan çok,yalnızca bir budala olduğumu kanıtlıyor.
Evet,dünya bir tasvirdi ama kendiminkiler dışında diğer tasvirleri bilmiyordum.Başkalarınınkiler bana cansız olguların özü misali yabancıydı.Başkalarının zihni,sadece kendi zihnimin varsayımlarından ibaretti.Kısacası dünya benim tasvirimdi -dünya benim ruhum-,ben dünyaydım!