Ali Kalafat

Ali Kalafat
Kendini bil ama kendinden bilme.
Sınıf Öğretmenliği
Kocaeli Üniversitesi
İstanbul
İstanbul, 1994
121 okur puanı
Mart 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Kara Toprak
Dost dost diye nicesine sarıldım Benim sadık yarim kara topraktır Beyhude dolandım boşa yoruldum Benim sadık yarim kara topraktır Nice güzellere bağlandım kaldım Ne bir vefa gördüm ne faydalandım Her türlü isteğim topraktan aldım Benim sadık yarim kara topraktır Koyun verdi kuzu verdi süt verdi Yemek verdi ekmek verdi et verdi Kazma ile dövmeyince kıt verdi Benim sadık yarim kara topraktır Âdemden bu deme neslim getirdi Bana türlü türlü meyva yetirdi Her gün beni tepesinde götürdü Benim sadık yarim kara topraktır Karnın yardım kazma ile bel ile Yüzün yırttım tırnak ile el ile Yine beni karşıladı gül ile Benim sadık yarim kara topraktır İşkence yaptıkça bana gülerdi Bunda yalan yoktur herkesler gördü Bir çekirdek verdim dört bostan verdi Benim sadık yarim kara topraktır
Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Gönül Çalamazsan Aşkın Sazını (Âşık Hüdai)
Gönül Çalamazsan Aşkın Sazını Ne Perdeye Dokun Ne Teli İncit Eğer Çekemezsen Gülün Nazını Ne Dikene Dokun Ne Gülü İncit Dinle ki Bülbülü Gelesin Coşa Karganın Namesi Gider Mi Hoşa Meyvesiz Ağacı Sallama Boşa Ne Yaprağını Dök Ne Dalı İncit Bekle Dost Kapısını Sadık Dost İsen Gönüller Tamir Et Ehli Dil İsen Sevda Sahrasında Mecnun Değilsen Ne Leyla'yı Çağır Ne Çölü İncit Rızaya Razı Ol Hakka Kailsen Ara Bul Mürşidi Müşkülde İsen Hakikat Şehrine Yolcu Değilsen Ne Yolcuyu Eğle Ne Yolu İncit Gel Haktan Ayrılma Hakkı Seversen Nefsini Islah Et Er Oğlu Ersen Hüdai İncinir İnciden Versen Ne Kimseden İncin Ne Eli İncit Âşık Hüdai
Şiir
Ramazan-ı şerif
Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem ateşinden kurtuluş olan Ramazan-ı Şerîf herkese hayır, bereket ve rahmet getirsin inşaallâh. Bu hadisi hatırlayarak bu ayı değerlendirmek nasip olsun hepimize. Peygamber Efendimiz (a.s.m) bir keresinde minbere çıkarken, her adımda "âmin" dedi: Bir adım çıktı, "âmin..."; bir adım daha çıktı, "âmin..."; bir adım daha çıktı, "âmin..." Hutbesi bittikten sonra: "Yâ Rasûlallah! Minbere çıktığınız zaman 'âmin' dediniz, her adımınızda bunu neden söylediniz?" diyerek sebebini sordular. Buyurdu ki: "Cebrail (a.s.) üç dua etti, ben de onlara amin dedim. - Birisi: Cebrail (a.s.): 'Annesine, babasına veya sadece onlardan birine ulaşmış bir evlat, (onlara güzel hizmet edip, onların hayır duasını alıp) cenneti kazanamadıysa, ona yazıklar olsun/burnu yerde sürtünsün!' dedi, ben de amin dedim.” - İkincisi: "Cebrail (as): 'Sen peygamber olarak bir insanın yanında anıldığın zaman, sana salat-ü selâm getirmezse; ona yazıklar olsun!.. Onun burnu yere sürünsün!' dedi. Ben de ona amin dedim." - “Üçüncüsü: "Cebrail (as): 'Ramazana eriştiği halde bir insan, buna Ramazanın feyzinden, bereketinden istifade edememiş, Ramazan gelmiş geçmiş de hâlâ Allah'ın mağfiret ettiği bir kul olamamışsa, Allah'ın affını, mağfiretini kazanamamışsa; yazıklar olsun o kula!.. Burnu yerde sürtsün!' diye dua etti. Ben de ona amin dedim.” (bk. Buharî, el-edebu’l-müfred- 1419/1998, Riyad- 1/338; Taberanî-evsat- h. no: 8994; Bezzar, h. no: 1405; Mecmau’z-zevaid, 10/164)
Din
Görenedir görene Köre nedir, köre ne? - Erzurumlu İbrahim Hakkı Hz.
Kitap Önerisi
Sultan Abdülhamid Han'ı tarafsız bir şekilde anlatan önerebileceğiniz bir kitap (roman, biyografi vs.) var mı acaba?