Alitzschee

Alitzschee
@alimindes
Özel Satürn Dershane Yönetcisi
Daha belli değil
49 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Ve insan, bunu bildiği hâlde şaşırtıcı bir sakinlikle hazırlanır ertesi güne; alarmı kurar, giysilerini aynı yere bırakır, yüzünü yıkarken aynaya kısa bir bakış atar ama gözlerinin içine fazla bakmamaya özen gösterir, çünkü orada fazladan bir saniye kalmak bile bastırdığı her şeyi uyandırmaya yeterlidir; gün içinde yapılması gerekenler, sorumluluklar ve küçük mecburiyetler birer tutamak gibi sıralanır, insan onlara tutundukça düşmediğini sanır, oysa aslında sadece daha yavaş çözüldüğünü fark etmez; kalabalıkların içinde yürürken omuzların birbirine değmesi, konuşmaların kulaklardan geçip gitmesi, hayatın hâlâ bir düzeni varmış hissini verir ama bu düzen, insanın iç dünyasına uğramaz, orası kendi sessiz çöküşünü yaşamaya devam eder; akşamüstleri çöken o anlamsız ağırlık, ne yorgunlukla ne de uykusuzlukla açıklanabilir, sanki gün boyunca ertelenmiş bütün düşünceler, güneş batınca aynı anda kapıya dayanır; insan o an anlar ki asıl yorgunluk bedende değil, sürekli katlanmak zorunda kalınan bu iç uyum hâlindedir ve kişi, bir gün gerçekten uyanıp uyanmadığını, yoksa yıllardır aynı rüyanın içinde mi dolaştığını ayırt edemeden yaşamayı sürdürür.
Alitzschee
Alitzschee
Bazı günler vardır ki insan, sabahın ışığını perde aralığından sızarken yakaladığında, bu ışığın yeni bir başlangıç değil de sadece dünün devamı olduğunu hemen anlar; zaman ilerlemiyordur aslında, yalnızca aynı duygular farklı saatlerde tekrar ediyordur ve kişi, bu tekrarın içinde kendini yavaş yavaş silinmiş hisseder; konuşulan her cümle sanki daha önce de söylenmiştir, verilen her tepki önceden prova edilmiş gibidir ve hayat, insanın katılımı olmadan akıp giden bir sahneye dönüşür; dışarıda şehir tüm canlılığıyla hareket ederken, iç dünyada derin ve ağır bir durgunluk hüküm sürer, öyle bir durgunluk ki ne büyük bir acı patlamasına ne de gerçek bir sevince izin verir; insan bu hâlde ne mutsuz olduğunu tam olarak söyleyebilir ne de mutlu olduğunu iddia edebilir, sadece varlığının kenarından tutunarak yaşamaya devam eder; akşam olup da sessizlik çöktüğünde ise zihnin en kuytu köşelerinde biriken düşünceler ortaya çıkar, “başka türlü olabilir miydi?” sorusu, cevabı aranmaktan çok artık insanı yoran bir yankı hâlinde dolaşır ve kişi, hayatı değiştirme cesaretinin değil, hayatla yüzleşme gücünün eksikliğini fark ederek, ertesi güne yine aynı belirsiz kabullenişle uyanacağını bilir.
Alitzschee
Alitzschee
Benim bütün varlığım, bütün benliğim, her zaman, o karanlık, sisli, nemli vadide, bir uçurumun kenarında asılı kalmış gibiydi ve etraftan gelen bütün sesler, bütün kahkahalar, bütün fısıltılar, o dipsiz boşlukta yankılanıp kayboluyordu; ben ise, bu bitmeyen korku ve belirsizlik içinde, sanki kendi derimin içinde yabancılaşmış, ruhum bedenime bir yük gibi gelmiş, kendi kendime, kendimin bir gölgesi gibi bakarak, ne yaşadığımı, ne de öldüğümü tam olarak bilmeden, sadece var olmanın o iğrenç ve anlamsız ağırlığını taşıyarak sürüklenip gidiyorum.
Bu acı verici, iğrenç hayatta; benim gibi sürekli gölgeler arasında, mezar kazıcıları ve uşakları arasında yaşayan ve en küçük zevki bile bir utanç gibi gören, sadece uyuşmuş, sönük bir hayata mahkûm edilmiş bir adam için, benim gibi birinin tek tesellisi, kederli anılarını ve düşüncelerini, herhangi bir kaygı veya pişmanlık duymadan, başkaları için önemsiz olsa bile, bir kâğıt parçasına yazmak ve böylece bu zehri dışarı atmaktır; çünkü tüm hayatımı başkalarının alaycı gülüşlerini ve küçümsemelerini izlemekle geçirdim ve bu yüzden yazmak benim için hem bir ihtiyaç hem de bir sığınaktır, kimse okumasa bile.
Ne zaman ki gökyüzüne baksam, orada yıldızların değil, yeryüzünde biriktirdiğim bütün yanılsamaların ve yarım kalmış sözlerin tozunu görürüm; ve anlarım ki, benim içimdeki asıl yük, ne yaşanmışlıkların ne de hataların ağırlığıdır, sadece zamanın en büyük yalanı olan umut kavramının ruhumda açtığı o onulmaz, derin ve estetik bir sızıdır; ve bu sızı, beni yavaşça, hayatın o sahte parıltısından uzaklaştırıp, nihayetinde yalnızlığın en soylu ve en sessiz huzuruna sürükleyecektir.