Ne zaman başladı, bilmiyorum. Belki dün, belki yıllar önce, belki de hiç başlamadı. Zaman bir çizgi olmaktan çıktı; döndü, kıvrıldı, kendi içine çöktü. Mekânlar birbirine karıştı; odalar, sokaklar, yüzler… Hepsi aynı solgun resmin parçaları gibi üst üste bindi. Nereye gittiğimi bilmiyorum, çünkü artık yol yok. Konuştuğum insanlar vardı bir zamanlar, şimdi yalnızca gölgeler var. Bazen bir kapıdan geçiyorum, ardında ne bulacağımı bilmeden. Bazen bir aynaya bakıyorum, ama yansıyan yüz başka birine ait. Kendime dokunuyorum, elim boşlukta kayıyor. Belki de çoktan kayboldum; belki de hiçbir zaman var olmadım. Her şey, ağır ağır, sessizce siliniyor. Ve ben, var olmanın bile bir yanılsama olduğunu, yokluğun asıl gerçek olduğunu öğreniyorum.