İnsan, en derin yalnızlığında, içindeki boşlukla yüzleşir. Her düşünce, bir çürük meyve gibi düşer, ama ne kokusu ne de rengi kalır. Her şey, bir anlık kayboluşla birbirine karışır. Geçmiş, sadece unuttuğumuz anların çürük izlerini bırakır; gelecek, belirsiz bir hayal gibi yaklaşır, ama asla gerçek olmaz. Ne yaşamak ne de var olmak, insanın elinde değildir; sadece zaman, kendi karanlık yolunu çizer, biz ise ardında silik bir iz bırakırız.