Ülkenin en iyi okullarından geçmiş,yabancı diller bilen,edebiyatla,sanatla yoğrulmuş olanlara bu cezayı reva gören generaller bu koğuştaki insanların toplam bilgisi yanında çırak bile olamazlardı.Geleneksel,dar kafalı memurlardı;vatan sevgisi dedikleri,cehaletten ve kör itaatten başka bir şey değildi.Ama güç ellerindeydi:kelepçeler,göz bantları,pikaplar,merkezler.
Herkes onun bir sıra neferi olmasını istiyordu,bir dişli olmasını,çarkın içinde.Oysa o,hepsine karşı direnmek ve kendi kendisinin sahibi olmak anlamına gelen "seçmek" fiilini gerçekleştirmek istiyordu.Bıçağı sağa,çatalı sola koymak gerektiğini biliyordu ama uygulamıyor,çatalı sağ eline alıyordu.Soranlara da,"Belki böyle daha rahat,niçin her öğretileni yapıyorsunuz?" diye soruyor,okulda canından bezmiş öğretmenlerin tekrarladığı klişelere karşı çıkıyor,her şeyin sebebini sorarak bazılarını çıldırtıyordu.