Selamlar bugün sizlere Cehenneme Övgü anlatacağım. Serdar Kuzuloğlu'nun pandemi döneminde kaydettiği Zihnimin Kıvrımları'nda bu kitaptan bir alıntı vardı. O günden beridir okumak istiyordum. Yazar bu kitapta bazı tabuları yıkıyor, farkında olmadan yaptığımız totaliter davranışlarımız tokat gibi yüzümüze çarpıyor. Yaşam ve birçok kavram üstüne farklı bir perspektiften düşünmeye davet ediyor. Bazı yerlerde fikir ayrılığına düşsek de genel olarak çok başarılı buldum. Tekrar dönüp okuyacağım yerleri kesinlikle olacaktır. Puanım 9.
‘Kaçıp gitmek istediğiniz yerin kaçtığınız yerle aynı olduğunu görmek tam bir aydınlanmaydı. Hapishanenin bir yer değil, bakış açınız olduğunu anlamak.’ Uyanmak gibiydi..
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
On Kişiydiler romanı, daha ilk sayfalardan itibaren insanı içine çeken, merak duygusunu hiç kaybettirmeyen bir kitap. Issız bir adaya farklı sebeplerle gelen on kişinin, geçmişlerinde sakladıkları gerçeklerle tek tek yüzleşmek zorunda kalmaları oldukça etkileyici bir şekilde anlatılmış. Okurken her karakterden şüphe ettim, her cümlenin altında başka bir anlam aradım. En küçük ayrıntıların bile önemli olduğunu fark ettikçe hikâyeye daha fazla bağlandım.
Romanın en güçlü taraflarından biri, sadece “katil kim?” sorusuyla ilerlememesi. İnsanların korku karşısında nasıl değiştiğini, sakladıkları sırların onları nasıl etkilediğini de gösteriyor. Karakterlerin yaşadığı gerilim, okuyucuya da geçiyor ve sanki o adada onlarla birlikteymişim hissi veriyor. Sonunu tahmin etmeye çalışırken birkaç kez farklı ihtimaller düşündüm ama Christie’nin kurgusu yine şaşırtmayı başardı.
Bitirdikten sonra akılda kalan, sadece gizemi değil; insanın kendi vicdanıyla baş başa kaldığında neler yaşayabileceğini düşündüren bir eser oldu. Özellikle mesleğim itibari ile beni muazzam şaşırtan ve polisiye türünü sevenlerin mutlaka okuması gereken, yıllar geçse de etkisini kaybetmeyen bir roman.
Kafka ,bu kitabında Euard Raban 'ın nişanlısı Betty 'nin kaldığı yere gidişinde başından geçenleri kendine özgü betimlemelerle anlatıyor. Yoğun betimlemelerin olduğu kısacık bir kitap .
‘Artık onuru korumak için büyük paraların gerektiğini, ama büyük paraların onuru yitirmeden kazanılmayacağını öğrenmiştim.’
Sıfır noktasındaki kadının buhranından bir alıntı…
Eğer İbn Rüşt'ün Faslu'l Makâl isimli eserinin tercümesini okumak istiyorsanız bu kitap o kitap değil. Kitabın yarısına kadar yazarın İslam dünyası, İslam düşünürleri ve din hakkındaki yanlı ve yüzeysel yaklaşımlarla yaptığı analizleri yer alıyor. Yazarın ilahiyat ya da felsefe alanlarında tahsilinin olmadığını birkaç sayfa içinde anlıyorsunuz. Çeviriyi muhtemelen orijinal metinden değil Fransızca tercümesinden yaptığı ve onu da başarısız bir şekilde yaptığı için ikinci kısımda da okunmaya değer bir şey yok, çoğunlukla anlamsız kelime öbekleri.. İbn Rüşt çevirisi arıyorsanız İş Bankası Yayınları'na bakmanızı tavsiye ederim.