Mustafa Seyda

Mustafa Seyda
@aliok
İki ömrüm olsun isterdim; biri yaşamak, diğeri okumak için.*Goethe*
Özellikle katı ve baskıcı bir ortamda yetişmiş olan insanlar için zaman,içinde bulunulan anın değerlendirileceği bir varoluş boyutu olmaktan farklı bir biçimde ,tüketilmesi ve bitirilmesi gereken bir nesne gibi kullanılır.Örneğin ,böyle bir insan arabasıyla bir yere gitmek için yola çıktığında ,önemli olan şey bir an önce gidilecek yere ulaşmaktır;arada geçen zaman ise sindirilerek yaşanmaz.Dolayısıyla yaşamın tümü de yerine getirilmesi gereken bir görevler dizisi olarak tüketilir... Böyle insan seferberlik durumundadır;kendisine sürekli görev üretir ve bir türlü gevşeyemez.Kendisinden kaynaklanan bir tehtidin sürekli baskısı altında olduğundan ,gevşediği anda boşluğa düşer ya da suçlanır,dolayısıyla kendi benliğini algılamaya da fırsat bulamaz.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir başka deyişle , yaşından daha 'yaşlı davranan' insan aslında yaşından geridedir. Gerçekte her yaşta her şey yaşanabilir , ama yaşını da yaşayarak!
“İnsan gençken zamanı,kaç yılı geride bıraktığını düşünerek değerlendirir.Kaç yılı kaldığını düşünmeye başladığı andan itibaren de orta yaşa girmiş olur.”
Nevrotik kişi olaylar hakkında derhal yorum yapar. Yeterince veri olmaksızın yaptığı bu yorumların doğru olup olmadığı üzerinde hiç düşünmez. Örneğin, tanıdığı bir erkekle bir kadını birlikte gördüğünde derhal aralarında bir ilişki olduğu sonucuna varır ve üstelik bunu gerçekmişçesine çevresine aktararak düşmanca eğilimlerine doyum sağlar. Nevrotik kişi düşüncelerini aşırı soyutlama eğilimindedir. Bir olay karşısında yaşadığı duyguları yansıtacak bir tepki vereceği yerde, durumu iyi ya da kötü gibi soyut kavramlarla yargılama eğilimi gösterir. Eksiklik-üstünlük yönünden kendi durumunu diğer insanlarla karşılaştırırken de yanılgıya düşer. Üstünlüğünü de eksikliğini de abartarak değerlendirir. Nevrotik kişi sürekli kendini gözlemler, kendisini aşırı ölçüde eleştirir, küçük ve değersiz bulur. Çevresinde değersizliğini kanıtlayacak ipucu bulabilmek için olmadık yanlış yorumlarda bulunur ve sürekli bunun acısını yaşar. Değersizliğini görmemek için çoğu zaman davranışlarını kısıtlar; ancak bu kez de kendisini ortaya koyamamış olmanın getirdiği değersizlik duygularına kapılır. Davranışlarından ve onların yaratacağı sonuçlardan sürekli kaygı duyar. Bu nedenle, diğer insanların kendi hakkında düşündükleri onun için büyük önem taşır.
Nevrotik kişi daha kolay bir çözümü göremediği için bunun ötesinde bir çare arar. İçinde bulunduğu durumları kendi içsel dünyasına göre algılar ve çevresindeki olayların kendisi ile ilgili olup olmadığının ayrımını yapmakta güçlük çeker. Örneğin kalabalık bir yerde karşı cinsten biri yanındakilerle gülüp konuşurken bir an için kendisine gözü takılsa bunu hoşlanma belir- tisi olarak değerlendirebilir. Kendisine ilişkin bazı sıkıntılar yaşadığı için yeterince ilgi gösterecek durumda olmayan bir dostunun gerçekleriyle ilgileneceği yerde, onun kendisini reddettiği sanısına kapılabilir. İstediği bir şeyi verecek durumda olmadığı için veremeyen birini ya da yalnızca belirli bir davranışını eleştiren bir diğerini, tüm varlığını reddetmiş kişiler olarak algılayabilir ve onlara düşman olur. Tepkilerini ve yorumlarını genelleştirme eğilimindedir. Tek bir kişiden duyduğu ve doğruluğu kanıtlanmamış bir olayı, çevresine "herkes" öyle söylüyor biçiminde aktarır.