Toplasan 6-7 kişiler ama neler yaşamışlar... Dışardan görseniz hiç başlarına gelmeyecek şeyler başlarına gelmiş okurken hepsini ayrı benimsedim ama içlerinden Fikri hocanın hikayesi biraz daha içim de bir yerlere dokundu... Ya aşkı aradığımdan ya da aşka olan inancımı kaybettiğimden ama buna cevap bulamadım... Okunmaya değer ödül almış güzel bir eser :)
Farklıydı... En başta çok iyi gibi görünen kendisine verilen manevi bir görevi yerine getirmeye çalışan marangoz ama sonlarda halbuki kendi yaptıklarını temizleyen farklı bir adam çıktı karşıma...
Birilerinin hikayesini dinleyip kendime dert edeceğim hiç aklıma gelmezdi. Fakat öyle hikayeler var ki bazen dert edinmek değil onu içinde yaşamak lazım işte bu kitapta da sanırım içimde yaşadım bazı şeyleri... Kemal Varolun okuduğum 3.kitabı ve iyi ki okudum diyorum. Abim sayesinde keşfettim o güzel kitaplarını...
Romanımıza gelecek olursak bazıları sevdiği kadınları bazıları işine taş koyan müdürü köylüyü öldürmüş bir grup insan... Ama bir tanesi var ki bir gardiyanı öldürmüş müebbet yemiş olsa da bir saç teline tutunup sevdiğine kavuşma hayaliyle yaşayan Barana... Kavuşmayı hakettin dostum
Farklı bir deneyimdi... Bir idam mahkumunun son anlarını okumak içimde biraz burukluk hisssetirdi. En çok etkilendiğim yer ise uykudan uyandıktan sonra bir idam mahkumunun "Ben güneşi çok severim" sözüydü bir daha o güneşi görememek hele de güneşi seven bir insan için büyük acı...
Hayatta böyle hepimiz birer Gregor gibiyiz bazen farklı kişiliklere büründüğümüzde dışlanır kimse tarafından istenmeyiz oda istenmedi ve sonunda kendini ölümün kollarına bıraktı...