“Yarab” diye fısıldadım rutubetli, karanlık odada. “Ömrüm şu âlemi gezmekle, Sen’in ayak izlerini takip etmekle geçti. Karşılaştığım her insanı senin yeryüzünde halifen olmaya lâyık açık bir kitap, konuşan Kuran belledim.”
“Yaşanmaya değer bir yaşamın peşindeyim ve bir de bilmeye değer bilginin. Köksüzüm, yurtsuzum. Kendimi O’nda yok ettiğimden beri, ölmeden evvel öleli, başlangıçsız ve sonsuzum.”