Çok önerildiği için büyük bir beklentiyle okudum ancak çok daha iyilerini okumuştum. Felsefi açıdan beni çok doyurmadı. Yine de hikayeye yerleştirdiği bilgiler tabiki çok kıymetli.
Güçlü eleştirileri severim kutsallara dahi olsa. Hakikate bunun ışık tutacağını düşünürüm. Lakin yazarın yaptığı çok sığ ve vasattı. Edebi dili okuttu.
KabilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814,2bin okunma
kirke...ilahlığından hazetmeyen tek tanrı...en başından beri onlardan olmadığını bilen, ince ölümlü sesi nedeniyle onu eksik görenler yüzünden kendini güçsüz zanneden, gücünü farkettikten sonra o gücü ölümlü olmak için kullanan, çünkü asıl gücün ne demek olduğunu farkeden, ölümlü sevdiğiyle ‘dünyayı sade bir şekilde onarmaktan zevk duyma” hayali olan tanrı...kirkem...
“çünkü sen o karanlık suların bir parçası değildin, o suların içindeki bir varlıktın”
çok ilginç bir şey oldu.
her bir kelimesi ruhuma nakşolan, tılsımlı bulduğum bu kitap hakkında tam yüreğimi açmış yazarken birden yana kaydırıp kapattı elim. ben yapmadım, elim de çarpmadı. sonra birden altını çizip defalarca okuyup tefekküre daldığım o cümle belirdi gözümün önünde; “Çünkü öyle hakikatler var ki bu yollarda anlatırken bile sır kalmalı.”
“...kendisini çeken, çağıran, ait olduğu yere varmanın özlemi ama henüz yola bile çıkmamış olmanın sancısıyla uzandı toprağa...”
4 yıl önce bu hislerle uzanıp okuyordum bu sayfaları ben