Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim de bir ruhum bulunduğunu öğrettin.
Kapının önünde bir araba bekliyordu. Doğruca evine gittik. Sesini yeniden duydum. Sevecenliğini yeniden hissettim. Çocuklar gibi şendim. Aradan on yıldan fazla zaman geçmesine rağmen o merdivenleri nasıl da çıktım. O saniyeler boyunca hem geçmişi hem de şimdiyi yeniden yaşıyordum. Bunların ötesinde önem arzeden tek şey ise sendin. Odanda pek bir şey değişmemişti. Fazladan birkaç resim daha vardı. Yeni kitaplar vardı, birkaç yeni mobilya gelmişti. Fakat hepsi de beni aşina bir ifadeyle selamlıyorlardı.