Bugün bir şeyi fark ettim. Neden maço erkekleri kadınların bir kısmı seviyor? Sanırım bunun sebebi sertliğin erkeklik, yumşak huyun kılıbık gibi görülmesi. Bazı kadınlar birlikte olmak değil, sahiplenilmek istiyor. Sağlıksız kıskançlığın da gerçek bir adamlık olduğunu sanıyor. Kabul ediyorum. Ergenken bu tip insanlar değişir sanardım. Kitaplarda değişiyordu. Büyüdüm. 19 yaşıma geldim. İlk sevgilim o yaşta olmuştu ve o maço değildi ama keko bir zihniyeti vardı. Bence kekoluk ile maço olmak aynı şey değil. Neyse! O bir elit keko denememdi. Sevmedim. Sapık çıktı. Sadece 3 gün sevgili kaldık. İkinci olan bayağı sağlıksız bir kekoydu. Uzun ilişkimiz olsa maço olurdu. 2 hafta dayandım. Bitirdim. Üçüncü sevgilim aşırı geniş gibi gözüken, Kıskanmayan ama alkol içmemi kısıtlamaya çalışan biriydi. Dinlemeyip içtim. Zamanla ilgisizliği ve onun sıkıcılığı beni bunalttı ayrıldım. Dördüncü sevgilim maçı veya keko değildi. Yumuşak ruhlu biriydi. Küfür bile sık etmezdi. Beşinci erkek arkadaşım keko değildi ama maçoydu. Benim mekanda içki içmemi istemiyordu kafe bile olsa. Hatta sadece kendisinin yanında içmemi istiyordu. İçki içmemi istemiyordu. Ancak az içmeme tolerans göstermeye çalışıyordu. Gizlice söylemeden onsuz içtim. Yani keko veya maço olmayan ama sünepe ya da maskülen enerjisi düşük birini istemezdim. Mesela yemek yapan, yapmayı seven erkek gözümde maskülen gelir çünkü hâlâ yemek yapmanın kadın işi olduğunu öne süren ezik erkekler var. Temizlik yapan, bilen erkekler bana maskülen gelir çünkü temizliğin cinsiyeti yok ve çoğu erkek hâlâ elini bir işe atmaya eriniyor. Küpe takmayı, saçlarını uzun kullanmayı erkekliğini düşürmeyecek görecek kadar özgüvenli gerekirse ve istiyorsa yapan erkekler maskülen gelir bana. Bir kadın veya erkek zor durumda kaldığında kaçıp giden değil,
1000Kitap
İçki bittiğinde insanın içinde kalan şey, aslında hiç başlamamış bir şeyin tortusu.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sen söyledikten sonra iyi olmayan gece gün yüzü görmesin MertMert
Alıntı

Mert

@mert122111
·
İyi Geceler.🌙
1000Kitap
Aşk şarabı, sıradan bir şarap değildi. Tüm insanlığa sunulmuştu belki, ama her gönle ikram edilmezdi. Bir damlası deryalara bedeldi, uğruna yüz binlerce can feda edilirdi. O şaraptan bir damla içmek bana da nasip oldu. Ne mayhoş etti beni, ne de sarhoş... Öyle bir acı bıraktı ki canıma, dokunduğu her zerreyi küle çevirdi. O küller ya zümrüt olur, ya da bir rüzgâra kapılıp savrulur. Ey bu yolun talipleri! Neye talip olduğunuzu bilin de çıkın yola. Çünkü aşk,
1000Kitap
İntihar edecekseniz yaşayarak edin :)
Yol mu,o bahane…
İsviçre’nin o milimetrik, kusursuz işleyen trenlerinden birindeyim. Pencereden akan manzara bir kartpostal kadar noksansız, her şey olması gerektiği gibi, fazla steril ve fazla düzenli. İşte tam bu rasyonel dünyanın ortasında, önümdeki küçük masada kendi içsel tezatlarımla baş başa oturuyorum. Önümde duran şişe, bu aşırı hesaplı ve öngörülebilir gerçeklikten biraz olsun sıyrılma, zihnimin sınırlarını hafifletme arzumu temsil ediyor sanki. Her şeyin bu kadar kurallı olduğu bir coğrafyada, bilincin o kuralları esnetme çabası bu. Dünyanın soğuk mükemmelliğine karşı duyusal, sıcak bir başkaldırı. Ama asıl hikaye o şişenin boynuna doladığım boncuklarda saklı. Alkol zihnimi dağıtıp beni dünyadan uzaklaştırmak isterken, o boncuklar beni sakinleştiren, içimdeki o tinsel ve dingin arayışı hatırlatan birer çapa gibi. Biri kaçışın kaosunu, diğeri ise ruhun durulma ritmini fısıldıyor. Bu vagonda akıp giderken aslında modern insanın o en eski çelişkisini yaşıyorum: Bir yanım esrimek, kuralları unutmak istiyor; diğer yanım ise o karmaşanın içinde bile bir sığınak, bir anlam arıyor. Tren hiç gecikmeden kendi mutlak hedefine doğru ilerliyor, bense iki dünya arasında, kendi içsel yolculuğumun tadını çıkarıyorum.
İnsan ve Duygular