Puan vermedi·128 syf.··
2026 81. kitabı
Insanlığımı Yitirirken, toplumun ikiyüzlü kurallarına, sahte ilişkilerine ve acımasız beklentilerine uyum sağlayamayan bir adamın trajik ve derin yalnızlığını anlatır. Osamu Dazai, çocukluğundan itibaren maskeler arkasına saklanarak yaşayan kahramanı Yozo üzerinden, alkol, bağımlılık ve intihar eğilimleriyle örülü bir yabancılaşmayı acı verici bir dürüstlükle işlerken, modern insanın içsel çöküşünü ve varoluşsal sancılarını sarsıcı bir dille gözler önüne serer.
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,1bin okunma
7/10
·200 syf.··
2026 78. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 22:17
Fromm’a göre modern insanın en büyük yanılgısı, sevgiyi "sevilmek" olarak görmesidir.İnsanlar daha çekici,daha zengin ya da daha popüler olurlarsa daha çok sevileceklerini sanırlar.İkinci büyük yanılgı ise sevginin bir "nesne" sorunu (doğru insanı bulma meselesi) olduğu düşüncesidir. Oysa Fromm, sevginin bir "yetenek" sorunu olduğunu savunur."Sevgi, bir nesne ile kurulan bir ilişki değil, bir bütün olarak dünyaya karşı kişinin karakterinin yönelimini belirleyen bir tutumdur."İnsanın en temel korkusu yalnızlık ve yalıtılmışlık hissidir. Fromm,tarih boyunca insanın bu yalıtılmışlıktan kurtulmak için alkol, uyuşturucu,ritüeller ya da sürüye uyum sağlama (konformizm) gibi yollara başvurduğunu ama gerçek ve kalıcı tek çözümün sevgi aracılığıyla diğer insanlarla bütünleşmek olduğunu söyler.Fromm, kapitalist ve endüstriyel toplum yapısının insanı nasıl bir "tüketiciye" ve "metaya" dönüştürdüğünü sert bir dille eleştirir. Günümüz insanı aşkı da bir pazar işlemi gibi görür: "Ben ne kadar yatırım yapıyorum, karşılığında ne alıyorum?"Modern evliliklerin pek çoğunun sevgiye değil, iyi işleyen bir "ekip çalışmasına" (teamwork) dayandığını, tarafların birbirlerinin yalnızlığını maskeleyen birer sığınak olduğunu söyler.Bu durum sevgiyi değil, sadece "birlikte yalnızlığı" doğurur.Kitabın eksi yanı 1950'lerin dinamikleriyle yazıldığı için anne ve baba rollerine biçtiği roller günümüzün modern, akışkan aile yapılarına göre biraz fazla keskin ve geleneksel kalabilir.
Sevme SanatıErich Fromm · Say Yayınları · 20207,7bin okunma
Reklam
7/10
·
Beğendi
Şah mat kitap yorumu Herkese merhaba sevgili okurlar.Bugün sizlerle Ali Hazelwood'tan okuduğum şah mat isimli kitabı yorumlamaya geldim.Öncelikle konusundan bahsedeyim Mallory,babasının annesini aldattığını öğreniyor ve babası alkol içerken araba kullandığında ölüyor.Mallory babası gibi satranç konusunda oldukça başarılı ve bu yüzden babasına olan düşmanlığından dolayı satrancı bırakıyor.Ta ki Dünya şampiyonu Nolan Sawyer'ı yenene kadar.Öyle ki kendisi bu duruma oldukça şaşırıyor.Bir gün ailesinin oldukça paraya ihtiyacı olduğu bir dönemde Defne adındaki birisi ona satranç oynaması karşılığında bir iş vereceğini söylüyor.Mecburen kabul ediyor çünkü annesi hasta ve ilaçlara ihtiyacı var ve aynı zamanda iki ergen kız kardeşine bakmak zorunda.Kabul ediyor ama kendisine bunu takıntı haline getirmeyeceğine dair yemin ediyor.Eskisi gibi olmayacağını,satrançtan nefret ettiğini kendine söyleyip,ikna etmeye çalışıyor ama başarısız oluyor.Nolan ile ilişkileri oluyor ama kitapta romantizm çok az.Hemen hemen her yerde Mallory'nin içsel çatışmalarını okuyoruz.Maalesef ben bunu pek sevemedim keşke Nolan ile olan ilişkilerine daha fazla ağırlık verilseydi.Onun dışında yazım dili çok güzeldi her ne kadar romantizm içermese de merakla okudum.Özellikle kız kardeşleri Darcy ve Sabrina çok tatlılardı :) Ben romantizm romanı bekliyordum ama genç bir kızın satranca olan sevgisini okudum sevdim mi?evet ama tabii ki tatmin olmadım.Eğer gençlik romanlarını seviyorsanız önerebilirim.Puanım 10 üzerinden 7.İyi okumalar dilerim..
Şah ve MatAli Hazelwood · Nemesis Kitap · 2025424 okunma
8/10
·424 syf.··
2026 18. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 09:57
İranlı bir genç olan Cyrus Şems in İranda doğup annesini kaybedip babasıyla Amerikaya yerleşmesiyle başlayan olaylar silsilesini anlatıyor kitap. Kendini bulamayışı,yaşamını anlamlandıramayışıyla alkol bağımlısı olup çıkıyor bu arada yazarımızda eskiden alkol bağımlısıymış.Yazar olmak isteyen Cyrus dünyadayken ölmeyi seçen insanlara dünyadaki şehitleri konu alacak bir kitap yazmak istiyor ve bir müzede kanser hastası bir sanatçının son günlerini müzede sohbet ederek geçirmesi ilgisini çekiyor onunla aralarında bir sohbet başlıyor. Annesiyle ilgili bazı gerçekleri öğreniyor hiç hesapta yokken. Birde kitapta dayısı var çok ilgimi çeken bir karakterdi savaş meydanlarında ölmesine ramak kalan insanların arasında adeta bir melekmiş bir atıyla gezerek onları rahatlatmaya çalıştığı bir mesleği vardı. Son raddede beğendiğim bir kitaptı
Şehit!Kaveh Akbar · Holden Kitap · 0342 okunma
Kitap yorumum
10/10
·220 syf.··
2026 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 16:19
Merhaba Sevgili Kitapsever Dostlarım, bugün sizlere @cemilekurtas 'ın kaleminden muhteşem bir kitap anlatacağım. Kitabın konusu: İnşaat mühendisi Agah, çocukluğunda görmediği sevginin izlerini yetişkinliğinde taşımaktadır. İşsiz kalmasıyla birlikte içine düştüğü umutsuzluk ve alkol bağımlılığı, hem kendi hayatını hem de eşi Asi ile çocukları Ezel ve Erguvan'ın dünyasını derinden etkiler. Bir yanda ayakta kalmaya çalışan bir anne, diğer yanda huzursuz bir evde büyümek zorunda kalan çocuklar... Geçmişin yükü, her geçen gün daha da ağırlaşır. Agah çocukken babasının ona yaşattıklarını hiç istemese de farkında olmadan çocuklarına yansıtır. Agah'ın bir de Renan isminde arkadaşı vardır ki bu arkadaş beni kitap sonunda çok şaşırttı. Cemile Kurtaş, aile ilişkilerini, sevgisizliğin açtığı yaraları ve insanın kendisiyle verdiği mücadeleyi etkileyici bir dille işlerken okuyucuya şu soruyu sorduruyor: İnsan geçmişinden kaçabilir mi, yoksa önce onu değiştirmeyi mi öğrenmelidir? Duygusal derinliği, gerçekçi karakterleri ve son sayfalarına kadar merak duygusunu canlı tutan kurgusuyla Değiştir, okuru hem düşündüren hem de yüreğine dokunan bir roman. Agah'ın hikâyesinde kimi zaman öfkeyi, kimi zaman çaresizliği, kimi zaman da umudu bulacaksınız. Sayfalar ilerledikçe karakterlerin kaderine ortak olacak ve "Acaba gerçekten değişmek mümkün mü?" sorusunun peşine düşeceksiniz. Kitap hakkındaki düşüncelerim: Kitabın özellikle ciltli olmasını ve yazılarının büyük puntolu olmasını çok beğendim. Kitap aile teması sevenler için çok sürükleyici ilerliyor bir yerde değişmesini bekliyorsunuz ve tahmin edemedigmiz bir şekilde sonlanıyor.
DeğiştirCemile Kurtaş · Edebiyatist Yayınevi · 202617 okunma
9/10
·416 syf.··
2026 73. kitabı
​İlk cinayet davanızda karşı tarafın, size hukuk dünyasında bildiği her şeyi öğreten savcı kocanız olduğunu düşünün. Ve savunduğunuz adamın tek bir kelime bile konuşmadığını… ​Genç ceza avukatı Leila Reynolds, kariyerinin ilk büyük cinayet davasını alıyor. Öldürülen kişi hukuk dünyasının saygın isimlerinden; Kraliyet Mahkemesi Hakimi Anton Smythe. Davanın yankısı zaten büyükken, Leila’nın müvekkili tam bir kapalı kutu: Neden özellikle Leila’yı avukatı olarak istediğini açıklamıyor ve inatla konuşmayı reddediyor! İşler yeterince sarpa sarmamış gibi, davanın savcısı da Leila’nın kocası Julian çıkıyor. Mahkeme salonundaki gerilim sadece davayla sınırlı kalmıyor anlayacağınız; evlilikleri, güç dengeleri ve geçmişleri de masaya yatırılıyor. ​Dürüst olayım; kitap başta beni pek sarmadı. Biraz durağan ilerliyordu. Ama sonrasında yazar resmen çenemi kapattı! Kitabın o mahkeme bölümlerine bayıldım. O büyük güne gelene kadar sayfa sayfa gün sayıyoruz; Leila’nın konuşmayan müvekkiliyle ne yapacağını, küçük ipuçlarının peşinden adım adım büyük güne nasıl yürüdüğünü okumak keyifliydi. ​Ben başta Leila’yı biraz saf bulmuştum, yalan yok. Ama geçmişten gelen birinin gönderdiği notlarla yazar gerilimi tam doğru noktalarda öyle bir tırmandırmış ki... Hele olaya tanık olan gizemli birinin gözünden okuduğumuz bölümler vardı ki, o karakteri "X" olarak tanımak ve son ana kadar kim olduğu hakkında tahminler yürütmek harikaydı! Kitap boyunca herkes birbirine hamle yapıyor. Kim doğru söylüyor, kim manipüle ediyor, kime güveneceğinizi asla bilemiyorsunuz. ​Olay tam bir psikolojik savaşa dönüşüyor. Benim de bazı tahminlerim vardı ama yazar ters köşe yaptı, tam 12'den vuramadım. Mahkeme sahneleri, sorgular, stratejik oyunlar o kadar akıcıydı ki, kitap resmen su gibi aktı. ​Ama... Gelelim o
Dissection of a MurderJo Murray · Dutton · 20262 okunma
Reklam
Reklam