• Alkol aldığınızda gerçek kişiliğiniz ortaya çıkar.
    O nedenle en sevdiklerinize bol bol vişne suyu içirin.

    Tabii içine vodka katarak...
  • Ne okuyayim ne okuyayım diye kivranirken arka kapağını okuduğum şu kitap bir anda beni içine aldı. Eger bir kitap okuyacaksam ön kapak, içi veya fiyatindan önce arka kapağına bakarim. İlgimi çekerse ikinci kistas fiyatıdır. Fiyatida makul ise okurum...

    Kitap fransiz filozof Guy Debord abinin sistem eleştirisi olarak ortaya çıkıyor. Öncelikle ciddi anlamda kapitalizm elestirisi yapıyor. Sonra bi bakıyorsun almış karşısına Rus Bolşevikleri patakliyor, sonra italyan anarşistlere giydiriyor, staline vuruyor, cumhuriyetcilere, hristiyanlara hatta taaaaaa amerikadaki uyuşturucu kartellerine kadar gidiyor sayin abimiz.

    Peki nedir bu "Gösteri" ? Çeviriden midir, benim kıtlığimdan mıdır bilmem ben ilk bölümde ne olduğunu çözemedim. Ama ikinci ve diğer bölümleri okuyunca hersey ayan beyan ortaya döküldü. Yazar gösteri olarak kapitalizmi anlatıyor, tüketimi anlatıyor, reklamları anlatıyor, metayi anlatıyor, metalasmis kültürü mesela turizmi falan anlatıyor. Kitabın yazıldığı dönemlerde televizyon bile yokken metaların ve tuketimin reklamla birlikte insanlari nasil çembere alacağını ihtiyaçtan ziyade fetişizme varan tüketimin kültüre, eğitime, dine hatta bir haftalığına çıkılan tatile kadar nasil sirayet edeceğini süper bir şekilde ortaya koymus. Taaa o günlerden bugünü gözünün içinden vurmuş Guy Debord beyefendi...

    Kitap, roman okumayi sevmeyenler için okumasi harika olur. Kapitalizm eleştirisi ve stalin eleştirisi bakımından 1984 ve Hayvan Çiftliğinin alternatifi gibi. Çığrından çıkmış teknoloji ve önü alinamayan kültürel yozlaşma ve bilimsel çöküş bakimindan Cesur Yeni Dunyayi aratmaz. Distopik bir kuram kitabı gibi yani. Okurken asla umut vermiyor. Gelecekte alayiniz boku yediniz diyor. Kuramsal karamsarlık diye birsey varsa ahada bu vatandaş bunun beynidir... Zaten alkol falan derken kalbine tek kurşun sıkıp ahirete intikal etmiş. Işığı bol olsun.

    Teorik şeyleri, marksizim, anarşizm, sistem eleştirisi sevenler için güzel bir kitap. Başlarda biraz muğlak fakat vazgeçmeden devam edin ilerde ciddi kavgalar savaşlar var :)
  • Avustralyalı tanınmış çocuk psikoloğu Dr. Michael Carr-Gregg’e göre çocuklarının önüne çıkan her tür zorluğu ortadan kaldıran “kar küreyici” ebeveyn nesli, çocuklarını öylesine el üstünde tuttu ki artık günümüzde ergenler arasında salgın gibi yayılan bir zihinsel rahatsızlığa neden oldular.

    Dr. Michael Carr-Gregg, X Kuşağı ebeveynlerinin çocuklarının hayatını çok kolaylaştırdığını, böylece çocukların karşılaştıkları problemleri kendileri çözemez ya da önlerine çıkan engelleri kendileri aşamaz hale geldiklerini söylüyor.

    “Bu kuşağın ebeveynleri önlerine çıkan engelleri ortadan kaldırarak, çocuklarının hayatını mümkün olduğunca basit ve kolay bir hale getirmeye çalışıyorlar” diyor Dr. Carr-Gregg.

    “Dışarıdan bakıldığında bu hayranlık duyulacak bir şey çünkü hepimiz çocuklarımız için en iyisini istiyoruz ama böyle davranmak onlara dirençli olma konusunda hiçbir şey öğretmediği gibi, evden ayrılıp dünyayla yüzleştiklerinde çok savunmasız olmalarına neden oluyor.”

    Bir “kar küreyici” ebeveyn, çocuklarının okula otobüse binerek ya da yürüyerek gitmesini istemek yerine onları okul kapısına kadar bırakıyor.

    Çocuklarına en son cihazları ve oyuncakları alıyor, çocukları hiç sürece katmadan çamaşır yıkıyor, evi temizliyor, yemek ya da ütü yapıyorlar, kızlarının ya da oğullarının ev ödevlerini zamanında yapıp teslim etmesini sağlıyorlar.

    Dr. Carr-Gregg giderek yaygınlaşan bu ebevyn yaklaşımının, çocuklarına yeterince zaman ayıramadığı düşünen anne babaların suçluluk duymasından kaynaklandığını düşünüyor.

    “Bu kısmen de, ailelerin küçülmesinden ve ebeveynlerin çevreden daha az destek almasından kaynaklanıyor” diyor Dr. Carr-Gregg.

    “Ebeveynlerin artık çok az zamanı var, kendilerini suçlu hissettikleri için de çocuklarını çok fazla şımartıyorlar.”

    Dr. Carr-Gregg’e göre, bunun tek sonucu, şımartılmış ve fazla üstüne düşülmüş bir kuşak değil; gençler kendi problemleriyle başa çıkmaktan aciz oldukları için muazzam bir zihinsel sağlık kriziyle de karşı karşıya kalıyorlar.

    Depresyon, kaygı, madde bağımlılığı ve intihar oranlarının oldukça yüksek olduğunu belirtiyor Dr. Carr-Gregg.

    “Gençlerin dörtte biri, okuldan mezun olmadan önce ciddi bir psikolojik problem yaşamış olacak, bu da onların çok zayıf bir kuşak olduğunu gösteriyor.”

    “Bu aslında çok ironik bir durum çünkü bizler Birinci ve İkinci Dünya Savaşları ile Vietnam Savaşı’nı gördük ama psikolojik bakış açısından bu çocuklar, ebeveynlerinden ya da onların ebeveynlerinden daha az dayanıklılar.”

    Dr. Carr-Gregg, ebeveynlerin, çocuklarına zor işler yaptırarak onların daha büyük zihinsel sağlık krizleriyle karşılaşmamalarını sağlayabileceklerini söylüyor.

    “Temel kural, ‘çocukların kendilerinin yapabilecekleri işleri onların yerine yapmamak’ olmalı,” diyor.

    Yani, çocukları okula giderken otobüse ya da bisiklete bindirmek veya toplu taşımayı nasıl kullanacaklarını öğretmek gerekiyor. Ayrıca çocukların düzenli olarak yaptıkları ev işlerinin olması, teknoloji kullanımlarının sınırlanması ve belli bir yaşa geldiklerinde, paranın değerini anlayabilmeleri için yarı zamanlı bir işe girmeleri gerekiyor.

    “Onları böyle el üstünde tutmayı bırakmalıyız artık, bu durum akıl almaz boyutlara ulaştı.”

    “Konuştuğum çocukların pek çoğu hayatında yemek yapmamış, hatta kendi yataklarını bile kendileri yapmıyor, odalarını kendileri toplamıyorlar. Çamaşırlarını kendileri yıkamıyor, gömleklerini kendileri ütülemiyorlar.”

    “Çocuklar camdan yapılmadılar, çatlamayacaklardır.”

    İşte “kar küreyici” ebeveyn olmadan çocuklarınıza ilgi göstermenizin yolları:

    • Uykularını tam alsınlar

    Uyku en önemli öğrenme ve ders çalışma aracıdır çünkü yeterince uyumayan çocuklar, “huysuz ve memnuniyetsiz olur, iyi öğrenemez.”

    • Sağlıklı bir kahvaltı yapsınlar

    Araştırmalar, okul çocuklarının yüzde onunun kahvaltı yapmadığını, yüzde on beşinin ise sağlıksız gıdalar yediğini gösteriyor. Bu çocuklara nörolojik olarak bir şey öğretilemez.

    • Teknoloji kullanımını yönlendirip sınırlayın

    Dr Carr-Gregg, ebeveynlerin çoğunun, çocuklarının internet ve video oyunlarını sınırlamak için kullanabilecekleri araçlardan haberdar olmadığını söylüyor. Ebeveynlerin, çocuklarının ödevleri için araştırma yapmak için internete girmelerine izin verirken dikkatlerini dağıtacak sosyal medya kullanımını engellemek için bu programları kullanmaları gerekiyor.

    • Çocuklarınızla konuşun. Birlikte, masada yemek yeyin.

    Ebeveynler, çocukları küçükken onlarla birebir sohbet etmeye yeterince vakit ayırmıyorlar. Birlikte sofraya oturmak ise akademik başarının artmasına ve dil gelişimine katkı sağlarken, alkol ve madde bağımlılığına karşı koruma sunacaktır.
  • Kim demiş alkol kötüdür diye
    Biz herşeyimizi ayıkken kaybettik.
  • ...Tanrı'yı katı ve dünyevi bir kanun koyucu şeklinde görüyor insanlar. Bu Tanrı hakkında gereğinden fazla şey biliyoruz. Moda, yemek, cinsellik ve siyaset hakkında ne düşündüğünü harfiyen biliyoruz ve milyonlarca kural, hüküm ve anlaşmazlığı gerekçelendirmek için bu Gökyüzündeki Öfkeli Adam'a başvuruyoruz. Kadınlar kısa kollu tişört giyince kızıyor, iki erkek birbiriyle sevişince kızıyor, ergenler mastürbasyon yapınca kızıyor. Kimileri asla alkol almamamızı istediğini söylüyor. Kimileri de her cuma akşamı ya da pazar sabahı şarap içmemizi bilhassa talep ettiğini söylüyor. O ne ister ve O nelerden hoşlanmaz diye en ufak ayrıntısına kadar açıklamak için kütüphane dolusu kitaplar yazılmış. Bu dünyevi kanun koyucunun en temel özelliği, hakkında son derece somut şeyler söylenebilmesi. Haçlıların ve cihatçıların, engizisyon hakimlerinin, kadın ve eşcinsel düşmanlarının Tanrısı bu. Ateşin etrafına toplaşıp cayır cayır yanan kafirlere taş atıp küfrederken bahsettiğimiz Tanrı bu.
  • Şarap çeşitleri vardır. İsa as zamanında sarhoş etmeyen, tadı güzel bir çeşit şarap vardı, bu şarap tadı güzel olduğundan, insan vücuduna yararlı olduğundan, insanı ilahi aşk sahoşu yapardı, çünkü bu şaraptan içen ALLAH'ın bu güzel nimeti karşısında kalbi ALLAH sevgisi ile çarpardı. Bu şarap zihinsel olarak sarhoş yapmazdı, sapkınlığa düşürmezdi, tamamen İlahi aşka ulaştırırdı. Kuranda bahsedilen şarap budur. Günümüzdeki alkol türü şarap ile karıştırmayalım.