Modern dünya insanı, ah alma korkusu yerine, kilo alma korkusuna yenik düştü . Ya, kırdığın kalbi Allah çok seviyorsa?
“Allah kimseye gücünün üstünde bir şey yüklemez. Herkesin kazandığı iyilik kendi yararına kötülük de kendi zararınadır" (el-Bakara 2/286)
1000Kitap
Reklam
SELEFÎ-VEHHABÎ-ŞİÂ ve EHL-İ SÜNNET...
(...) Sürekli İslâm’ın temellerine yönelik bir saldırı ve sözüm ona “düzeltme” anlayışındaki Selefî geleneğinden bir ilkel Vehhabî alalım… Bakıyor, Batı’ya: Adam muazzam bir medeniyet kurmuş… Felsefesiyle, sanatıyla, çeşit çeşit ilimleriyle, her şeyiyle… Bunlardan hiçbir şey anlamıyor… Haydi bir şeyler anladı diyelim; İslâm tasavvufundan habersiz olduğu için, bunlara ne yönden bakacağını, nasıl katılacağını, itiraz edecekse ne yönden edeceğini bilemiyor… Ve kolayca çıkıyor işin içinden: "Kâfir!" __Tamam kâfir de yâni ne?.. Gördük hep burada; “namaz kılanın psikolojiye, zekât verenin sosyolojiye ihtiyacı olmaz” gibi güdük anlayışlar da çıktı… Kendi inancıyla dünyada olup bitenler arasında bir ilgi kuramıyor; işte zurnanın zırt dediği yer ve Büyük Doğu-İbda‘nın rakibsiz olduğu alan budur… Bir şey anlamayınca, işte o kâfir, biz de İslâmı düzgün yaşarsak, çok duâ edersek, onun esaretinden kurtuluruz falan… Peki, sonuç alınamazsa? O zaman gidiyor kâfir dediği adama;__ "Bana silah ver ha!" N’apacan oğlum silahı? "Cihad edicem!" Tamam, et de şu tarafa doğru et! Adam önce kahkahasını patlatıyor, ondan sonra da gel diyor: Ne kadar paran var, hangisinden istiyorsun, kullanmayı öğretmek için de şu kadar alırım, vesaire… Dostum, sen orada koskoca sosyoloji gibi bir meseleye arkanı dönüp, onu zekât gibi bir mevzuya bağlarsan, bu karikatürün konusu olursun zaten… Haydi diyelim, nasıl yapılacağını öğrendin, silah da yaptın, cihadını kendi silahınla yapıyorsun, öyle farzedelim… İslâma Muhatab Anlayış eşittir silah yapmak!.. Daha ileri gidelim: Batılıları yendin, mahvettin, bitirdin… Ee, şimdi ne olacak?.. Nasıl bir medeniyet kuracaksın?.. Önüne gelen hangi meseleye ne yönden bakacaksın?.. Yapacağın şey belli, örneklerini de gördük: 1000 sene geriye dönelim,
Akademya Yazıları
Dua Dua istemektir. İnsanın Allah’a yönelerek maddi, manevi bir şeyler istemesine dua etmek denir. Dua, Allah ile kulu arasındaki köprüdür. İnsan, duaları sayesinde her istediğinde Rabbine ulaşabilir.
Din
Besmele Bismillâhirrahmânirrahîm ifadesinin kısaltılmış halidir. (Okumakta zorlukçekenler için heceyle: bis-mil-la-hir-rah-ma-nir-ra-him). Peygamber Efendimiz her hayırlı işe besmeleyle başlamayı tavsiye etmiştir. O yüzden Kur’an-ı Kerim okumaya, yemek yemeye, su içmeye, baloncuk yapmaya, ip atlamaya, top oynamaya… kısacası her işe başlarken hep besmele çekeriz. Böyle yapınca “Biz bu işi Allah’ın adıyla, O’nun rızası için ve O’nun izniyle yapıyoruz,” demek isteriz. Allah yardım edince yaptığımız işler de kolaylaşır.
Din
Ayet Kur’an-ı Kerim’deki cümle ve cümleciklere de ‘ayet’ denir. Ayetlerin uzunlukları birbirinden farklıdır. Bir ayet bazen bir sayfa kadar uzun olurken,bazen de bir harf bile bir ayet olabilir. Ayetlerin hepsi Allah’ın sözleridir. Bu ayetleri Allah, Peygamber Efendimize vahiy ile bildirmiştir. Kur’an-ı Kerim’in sayfalarına bakarsanız, satırlarında küçücük çiçeklerin olduğunu görürsünüz. Bu çiçekler oraya süs olsun diye konmamıştır. Onların asıl görevi ayetleri birbirinden ayırmaktır. Yani iki çiçek arası bir ayettir. Çiçeklerin içinde Arap rakamlarıyla kaçıncı ayet olduğu yazılıdır.
Din
Reklam
Reklam