ARAF’ta kalmak da bir seçimdir..
9/10
·212 syf.··
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 23:22
Alper Turgay Cehiz Araf adlı romanı, adından başlayarak okuru bir eşikte karşılıyor. Ne tam bir başlangıç ne de kesin bir son; daha çok sıkışıp kalınmış bir ruh hâli. Kitabın en güçlü taraflarından biri de bu duyguyu ana karakter üzerinden başarıyla aktarabilmesi. Karakterin yaşamla arzuları, gerçekle hayalleri, seçtikleriyle seçemedikleri arasında kalmışlığı okura geçiyor. Roman boyunca hissedilen temel duygu, tam da adının vaat ettiği gibi: Araf’ta kalmak. Ancak bu sıkışmışlık, karaktere duyulan empatiyi artırsa da bazı gerçekleri değiştirmiyor. Romanı okurken sık sık şu düşünce aklıma geldi: İnsan bazen hayatın ona yaptıklarının değil, yapmaya cesaret edemediklerinin sonucunu yaşar. Ana karakterin yaşadığı çıkmazlar, iç çatışmaları ve kararsızlıkları anlaşılır olsa da, bunların önemli bir kısmının temelinde cesaretsizlik yatıyor. Bu noktada roman, istemeden de olsa modern erkeğin duygusal korkaklığına dair güçlü bir portre çiziyor. Araf, bir anlamda şu cümlenin romanı gibi: “Yanındakiyle yaşarsın, aklındakiyle ölürsün.” Karakter hayatına devam ediyor, seçimler yapıyor, ilişkiler kuruyor; fakat zihninde ve kalbinde taşıdığı başka ihtimallerden hiçbir zaman tam olarak kurtulamıyor. Bu yüzden romanın asıl trajedisi yaşananlar değil, yaşanamayanlar. Söylenmeyen sözler, alınmayan riskler ve cesaret edilemeyen yüzleşmeler kitabın satır aralarında sürekli dolaşıyor. Eserin dilinde ve atmosferinde yer yer Hakan Günday etkisini hissetmek de mümkün. Özellikle karakterlerin iç dünyalarını aktarırken kullanılan karanlık tonlar, insanın kendi zaaflarıyla yüzleşmesine odaklanan yaklaşım ve zaman zaman rahatsız etmeyi göze alan samimi anlatım bu etkiyi hatırlatıyor. Ancak Araf, bunu bir taklit olarak değil, kendi hikâyesini anlatırken beslendiği bir damarın yansıması olarak
ArafAlper Turgay Cehiz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202621 okunma
UĞURUM....
10/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 15:11
Bu kitabın çıkacağı haberini aldığım ilk andan itibaren içimde tarif edemediğim bir heyecan oluştu. Henüz sayfalarını açmadan onun bana bir uğur getireceğine inandım ve “Belki de bu kitap beni kendi arafımdan çıkaracak.” diyerek okumaya başladım. Ben kitapları yalnızca okumayı değil, yaşamayı seven bir okuyucuyum. Karakterlerin yerine kendimi koyar, onların acılarını, sevinçlerini, çaresizliklerini ve seçimlerini kendi iç dünyamda hissederim. Bu romanda da tam olarak bunu yaşadım. Zaman zaman duyguların ağırlığıyla gözlerim doldu, bazen durup uzun uzun düşündüm. Çünkü kitap, beni sadece karakterlerin dünyasına değil, kendi iç dünyamın derinliklerine de götürdü. Yazarın kalemi son derece sade, anlaşılır ve akıcıydı. Güçlü betimlemeleri, olaylar arasındaki bağlantıları ve insan ruhunu çözümleyen anlatımı sayesinde kendimi hikâyenin içinde buldum. Bir insanın bedeninin bir yere ait olup ruhunun bambaşka bir yerde yaşaması ne kadar büyük bir yalnızlık ve çaresizliktir… Bu duygu, kitabın sayfaları boyunca beni derinden etkiledi. Roman boyunca şu sorular zihnimde yankılandı: İnsan kaderini yaşadığı coğrafya mı belirler, büyüdüğü aile mi, yoksa karşılaştığı hayat şartları mı? Bir babanın sevgisini ifade edememesi, bir evladın bu eksiklikle büyümesi, insanın kendi benliğini bulmaya çalışırken bir cenderenin içinde kalması çok etkileyici bir şekilde işlenmişti. Aşkın sadece sözlerle değil, bazen bir şarkının satırlarında anlatılması ise bana doksanlı yılların o derin duygusunu hatırlattı. Sevmek mi daha değerliydi, sevilmek mi? Bir kalbe iki sevda sığabilir miydi? Hangisi gerçek sevgi, hangisi tutkuydu? Kitap, bu soruların kesin cevaplarını vermek yerine insanı düşünmeye davet ediyordu. Ve benim için kitabın en unutulmaz noktası Hakan Günday alıntıları olan “Az”
ArafAlper Turgay Cehiz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202621 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
2/10
·152 syf.··
2026 49. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 10:21
Bunu okumak cidden zordu. Herhalde bu dönem okurken sıkıldığım kitaplardan biri oldu. Ben Cahit Sıtkı Tarancı'nın hayatını güzelce öğreneceğim ve şiirleri ve yazar kişiliği ile ilgili bilgi alacağım diye düşünürken, bir de baktım yazılan her şey sürekli tekrar ediyor ama böyle bir iki kere falan değil ama sürekli. Sanki yazan kişiye senin 150 sayfa yazman zorunlu demiş, o da 46 yıllık bir hayat yaşamış Cahit Sıtkı Tarancı'nın hayatını nasıl 150 sayfaya sığdırabilirim ki diyerek her şeyi uzatmış ya da bol bol tekrar etmiş. Zaten yazım yanlışları ve noktalama işaretleri hatalarına girsem, bu yorum bitmez. Hiç beğenmedim. Sadece şiir kısımları güzeldi, yazar hakkında daha fazla öğrenmek güzeldi ve yazar kişiliği ile bilgi almak kısımlarını geçiyorum. Denk gelirseniz almayın. Gidin başka kitap alın. Bu çok kötüydü. 2026 yılının en hayal kırıklığı kitapları arasına gireceği kesin.
Cahit Sıtkı TarancıAlper Germiyanlıoğlu · Siyah Beyaz Yayınları · 202053 okunma
4/10
·232 syf.··
2026 19. kitabı
Bilmem hikaye bana bir türlü sıcak gelemedi. Belki de 5 yaşında bir çocuğun bu kadar Şarlok vari davranmasını bir türlü özümseyemedim. Polisiyesi hikayesinise oldukça vasattı. Çerez niyetine okunabilecek bir özelliği olmayan bir hikaye.
Oğullar ve Rencide RuhlarAlper Canıgüz · Everest Yayınları · 202613,2bin okunma
Ahh Ercan ahh...
8/10
·212 syf.··
2026 38. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 13:52
Araf; boşluk ,sıkışmışlık duygusu uyandıran bir kelime ben de. Araf ; daha önce de yorumlarda belirttiğim gibi incelemelerini okuduğum sevgili Alper kitap yazsa nasıl olur diye düşünürdüm yazmış, güzel de olmuş emeğine, yüreğine sağlık, kalemin daim olsun .Kitap yorumuma gelince; bu kadar olayın bu kadar insanın arafta kalması beni şaşırttı... Hep mi kaybedilir...Ercan çocukluğu sorunlu, baba sevgisi görmemiş, annenin eleştirilerine maruz kalarak büyüyen bir çocuk. Meslek seçiminde bile ailenin, babanın baskısı, otoritesi var. Diğer karakterler Beren, Adara,Sezer, şerefsiz Şeref enişte...Onlarında hayatları Ercan'a çıkıyor... O kadar çok şeye dokunmuşsun ki bu beni yordu açıkçası... Keşke sonu böyle olmasaydı daha farklı olabilir miydi acaba Neyse yazar sensin Ben okur olarak olayların içine girdim kafamda kurgular yarattım. İçine girdiğim Roman benim için güzeldir... eline emeğine sağlık, Alper'cm Alper Turgay Cehiz Dip not:Biraz Mahir Ünsal Eriş,azcık da Tarık Tufan tadı aldım ... Okuru bol olsun, İçimizden birinin kitabını okumak isteyen okusun... herkese keyifli okumalar...
Duygu ve Düşünce
ArafAlper Turgay Cehiz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202621 okunma
9/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 104. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 22:14
“Edebiyatçılar bence bu dünyanın en büyük silahşorları… Silahları ise hiç şüphesiz hayatları boyunca kelimelerle yaptıkları savaştan galip gelen kalemleri… Kan yetine silahlarından mürekkep damlayan kahramanlar ordusu onlar!” “Aşkların en güzeli, kör gibi olmakta değil kördüğüm gibi olmakta saklıdır.” Herkese Merhaba Okurken yüreğimi dağlayan gerçek bir hayat hikayesinden esinlenilerek yazılmış bir kitaptan bahsetmek istiyorum sizlere. DOğu Türkistanda zulüm gören Türkleri anlatan ve oldukça da acıklı olaylara sahne olacağınız bir kitap bu. Kitabımızın ana karakteri Alper Hakim ailesi ile birlikte yaşarken evleri basılarak gözleri önünde öldürülen bir annenin oğlu. Yıllarca esir kamplarında işkence görmüş ama asla umudunu vazgeçmemiş koca yürekli Alper. Zindanda tam öldürüleceği esnada Türkiye’den çağırtılan ve mücadelesini, geldiği yeri asla unutmayarak, okuyup bit gazeteci olup yeniden ülkesine dönen ve ülkesinde olanları tüm dünyaya duyurmak isteyen kalplerden sadece bir tanesi. Alper’in hikayesi çok hüzünlü ama biraz gerçek biraz kurgu olsa da eminim nice Alper’ler vardır o işkenceye maruz kalan. Lütfen Uygur Türklerine yapılan işkenceleri bilmek ve duyurmak adına bu kitaba mutlaka bir şans verin. Güneş hepimiz için maalesef aynı doğmuyor.
Güneşin Esareti - Bir Doğu Türkistan Hikayesiİsmail Muğla · Efsus Yayınları · 2021111 okunma