Neonlar gökyüzünü deliyordu. Sanki yıldızlar kovulmuş, yerine insanlar kendi yapay takılarını asmıştı. Kapsül otelin önünde durduğumda, içimde bir yerde, çocukken girdiğim tabutluk korkusu uyandı. Küçük bir kutuda uyumak, büyük bir boşlukta kaybolmaktan daha kolaydı belki de.
Kapsülüm açıldı. İçine girdim. Kapak kapandı. Bir insanın kabuğuna girer gibi, bir makinenin midesine düşer gibi… Tavandaki küçük ekran yandı. Reklamlar akmaya başladı. Daha iyi uyu, daha hızlı uyan, daha az hisset, daha çok tüket…
Gözlerimi kapadım.