Olmak istediği yerde değildi ve yapmak istediği işi yapmıyordu. Dolayısıyla konunun yaşadığı şehirle bir ilgisi yoktu. Dünyanın herhangi başka bir şehrinde de yaşıyor olabilirdi. Ama nerede olursa olsun, oradan nefret ediyor olacaktı. Çünkü aklı başka yerdeydi. İnsanın bedeniyle aklının aynı koordinatlarda olmaması bir felaketti. Örneğin, insanın aklı dünyada kaldıysa, cennet bile ona cehennem gibi gelirdi.
Burası Almanya. Hangi Alman erkek, sırf saçı ya da yüzü görünüyor diye bir kadına tecavüz etmeyi düşünür? Bir kadının bu şekilde kapanmasının, bir insanın okula ya da işe giderken çelik yelek giymesinden ne farkı var? Komşunuz sizin evinize, üzerinde çelik yelekle gelse ne düşünürsünüz? Nasıl ki o çelik yelek "Sen potansiyel bir katilsin! Senden korkuyorum" demekse, bu kapanma da "Sen potansiyel bir tecavüzcüsün! Senden korkuyorum" demektir.
Tuttukları dilek için bile para verir insanlar. Havuzlara, kuyulara para atarlar. Dileğini bile satın almaya alışmış birine de barış hediye edilmez, satılır.