Ben zannediyordum ki ömürlerimizin teknesini istediğimiz sahile götürmek için yalnız onun dümenini ele almak kâfidir... Şimdi anlıyorum ki değilmiş... Yollar görünmez kayalarla doluymuş... Onlara çarpmamak lazımmış... Daha fenası gizli cereyanlar varmış ki insan onlara kapıldığı zaman yolun degiştiğini, gittikçe uzaklaştığını fark edemezmiş... Tâ kendisini başka sahillere düşmüş görünceye kadar...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Büyük seslerin dağlardan aldığı aks-i sadada nasıl en küçük ihtizazın -duyulmayacak kadar hafif, fakat herhâlde mevcut- bir payı varsa benim naçiz mesaimin de bu büyük, dertli milletin saadetinde öyle bir hissesi olacak.
Bazen duyarsınız, insanlar 20 yaşında bir işe girip 58 yaşında emekli oluyorlar, bunları da başarı öyküsü olarak anlatıyorlar. Ben böyle bir hayat istemiyordum.
Kitabı sadece 8 saat içinde okuyup bitirdiğimden anlaşılacağı üzere gerçekten çok akıcı ve sohbet tadında ilerliyor. Kitabın başında verilen dopaminin fizyolojik oluşumu ve etkileri ilerleyen bölümlerde detaylı olarak anlatılıyor. Muntazam şekilde çalışan insan beynine merak uyandırma konusunda da gayet başarılı.. Mutluluk, mutsuzluk, haz, bağımlılık kavramları dopaminin etkisiyle yeniden şekilleniyor.. Bu kavramlara beynin çalışma prensibi açısından bakmak isteyenler için açıklayıcı ve sürükleyici bir kitap.. Bu kitabı okuduktan sonra günlük rutinlerinizi yeniden gözden geçireceksiniz. Hayata yeni bir pencereden bakmaya başlayacaksınız. En önemlisi dopamin hormonunu israf etmeden ve düzenli şekilde kullanmaya başlayacaksınız. Keyifli okumalar:) Kalk Bi Dopamin Demle