Gregor eliyle gözlerini kapadı. Eski arkadaşlar, eski yüzler, unutulmuş sesler, parça parça konuşmalar, kahkahalar... Belleği sevgili bozkırın görüntüsüne döndü ve bir anda, bozkır gözleri kamaştırırcasına bütün enginliğiyle önünde açıldı. Gregor, bozkırı aşan yaz yolunu, bir kağnı arabasını, arabanın çatalı üzerinde oturan babasını, sürülü toprakları, biçilmemiş ekinlerin altın başaklarını, yolun üstüne serpilmiş kara kargaları gördü.