S

S
@alttire1
"kendini meşgul edemeyeni başkaları işgal eder"
Ne içindeyim zamanın ne de büsbütün dışında.
9/10
·232 syf.·
2025 4. kitabı
İnsan sürekli bir şeyler bekleyerek ömrünü geçirir. Sanki ileride daha iyi şeyler olacak, farklı bir şeyler olacak umuduyla. İçindeki bu duyguyla birlikte zamanın içinde ilerlemektedir, bunun farkında olması zorlaşır. Kitap insanın ömrünün ne kadar boş ve beklentiler üzerine geçtiğini bir kale ve teğmen üzerinden anlatıyor. Gayet güzeldi. Bu bekleme teması Satranç kitabında da işlenmişti, alıntı aklıma gelir sürekli. “İnsan sabahtan akşama kadar bir şey olmasını bekler ve hiçbir şey olmaz. Bekleyip durur insan. Hiçbir şey olmaz. İnsan bekler, bekler, bekler, şakakları zonklayana dek düşünür, düşünür, düşünür. Hiçbir şey olmaz. İnsan yalnız kalır. Yalnız… Yalnız…” Bu kitapta beğendiğim bazı alıntılar. "Aslında içinde, ta derinde bir yerlerde bambaşka şeyler kıpırdanıyordu: Anlamsız, yıllardır yıpranmamış bir şekilde, içinde, gençliğinden beri, yazgıya ilişkin bir önsezi, yaşamın güzel şeylerinin henüz başlamamış olduğuna ilişkin bir inanç vardı." "“Kim bilir?” dedi. “Belki de savaş olsa, bir işe yarayabilirdim. Yararlılık gösterebilirdim. Savaşta olsaydık; ama bunun dışında, görüldüğü gibi, beş para etmem...”
Alıntı
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma
Reklam
Kabuğunla aran nasıl Semiş ?
10/10
·173 syf.·
Beğendi
·
2021 22. kitabı
Kimsin ? Sıradansın ama değilsin de. Değişime açıksın ama bir o kadar da kabuklarının içine gizlenmiş gibisin. Sahi ne zaman kabuklarından sıyrılır insan ? Ne zaman kendisi olmaya karar verir ? Kabuklarıyla birlikte yaşamak insanı hep boğar mı yoksa onu korur mu ? Sıradanlığın, günlük rutinin verdiği o güveni ve beraberinde getirdiği sıkıcılığı üç kadının hayatına yoğunlaşarak anlatmış yazarımız. Bazen güzel tespitler yapan bazen de patavatsız davranan bu hanımların hayatına sızıp aile bağlarını anlamaya çalışmak kolay olmadı. Birisi yemek yaparak birisi dikerek birisi de yiyerek kabuğuna çekiliyor. Ama "birisinin" kendiliği var ki çok renkli ve insanın ön yargılarını alt üst edici. Kendin olma savaşını kazanmak için kabuğunu kırmaya çalışan, onu değiştirmeye uğraşan veya ondan kaçan olmak. Kitapta yer alsam ben hangisini seçerdim diye düşündüm. Sanırım aynada kendisini görünce şaşıran olurdum. Ben çok beğendim. Enfes !
1000Kitap
KabukZeynep Kaçar · Sel Yayıncılık · 20181,642 okunma
Puan vermedi·151 syf.·
2021 10. kitabı
Edebiyatımızın ilk yerli romanı olduğu için okuduğum, klasik Türk filmi tadında bir kitap. Yazarımız kişiliğini gizlemeyerek yol boyunca size eşlik ediyor. İlk örneklerden olduğu için dilinin fazla edebi bir yanı yok. Dadının konuşurken ağız kullanması okurken işinizi zorlaştırıyor. Şahsen bana fazla abartıya kaçılmış gibi geldi. Neyse ki kitapta fazla bir yeri işgal etmiyor. Erkekleri kadir kıymet bilmez diye anlatırken bu düşüncelerin tersini düşündürecek olan Talat ile sevginin insana neler yaptırabileceğini gösteriyor. Cesaretine hayran kalmamak elde değil :) Kadınların toplumdan ayrıştırılmasını, görücü usulü ile evlenmeyi eleştiriyor. Fitnat ile kadınların hangi baskılar altında yetiştiğini, görücü usulünün aslında meyve almaktan bile basit olduğunu gösteriyor. İnsanlar meyve alırken bile seçme şansına sahipken bir kadın evlenirken eşini seçme şansına sahip değil. Tanzimat dönemi romanlarının olmazsa olmazı tesadüfler roman boyunca devam ediyor. Hâl böyle olunca siz de bulmaca çözer gibi kim kimin neyi çıkacak diye tahminde bulunmadan edemiyorsunuz. Dönemin yazarlarının üslubuna aşina olmak için okunabilir. Görücü usulüne ithafen şu şarkıyı bırakıyorum: youtu.be/AXpgWAZHVls
1000Kitap
Taaşşuk-ı Talat ve FitnatŞemseddin Sami · Kurgan Edebiyat · 201138,1bin okunma
"İnsanlar vardır, derin bir okyanus."
10/10
·163 syf.·
Beğendi
·
2019 13. kitabı
Popüler olduğu için okumam dediklerim arasında olan bu kitapla lisede tanışmıştım. Klasik bir aşk hikayesine indirgeyemediğim, sıradan bulamadığım bir hikaye benim için. Çünkü bir kitap her insanda farklı bir iz bırakır. O zamanki ruh haliniz, bakış açınız, düşünceleriniz o kelimelerin sizde anlam bulmasında rol oynar. O yüzden her kitap ikinci bir şansı hak eder :) Kitapta herhangi bir yerde dikkat etmeden yanından geçtiğiniz, kendinden söz ettirecek bir mevkiye sahip olmayan, "sıradan" bir insanın sevgi serüveni işleniyor. Sizin için en fazla 2 dakikalık anlam ifade edecek olan o insanın kendi dünyasındaki farklılığını, sevince ruhunun güzelliklerinin gözler önüne serilmesini görüyorsunuz. Kitapta birçok yerde kadın- erkek ilişkisinin banalliğine de değiniliyor. Özellikle kadının "av" yerine konulmasını açık bir dille eleştiriyor. Bu kısımlara imza atmamak elde değil tabii ki :) Kitap beklediğim, istediğim bir sonla bitmemesine rağmen sonradan geri dönüp bakmamı sağlayan bir iz bıraktı bende. O yüzden popülerlik falan dinlemeyin, okuyun derim.
1000Kitap
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,1bin okunma