Serinin son kitabına doğru beğenme oranım da arttı. İlk iki kitaptan bu kadar etkilenmemiştim. Dediğim gibi ilk kitaptan itibaren üzerine bir şeyler koymuş yazarımız. Okurken Hailee oldum. Bütün o yaşadığı kilo problemleri. O kadar gerçekti ki. Etkilenmiyoruz desek bile insanların bizde izler bıraktığı acımasız sözleri. Kendiyle barışması. Aideen’ın kendi köklerini bulması. Sonunda birine, bir işe , bir yere ait hissetmesi. Çok güzel bir yolculuktu. Kitabın sonuna doğru seri boyunca okuduğumuz tüm karakterlerin olması da samimi bir ortam yaratmış. Sanırım bu seriyi son kitapta da geçen şu cümlelerle özetleyebilirim: “ Kan sudan ağırdır derler ama su çok daha rahat akar. Seni yeniler ve güçlendirir. Vücuduna iyi gelir, ruhuna iyi gelir.”
Her bir karakterin zaafları, yaraları, iyi ve kötü yönleri, yolculukları, iyileşme süreçleri; hepsinde bir parçamı buldum.