Kitabı bitirdiğimde tek düşündüğüm ‘bu neydi şimdi ‘ . Yani ben ne okudum böyle hiç anlamadım yazar bir şeyler yazmış ama böyle o kadar eğreti duruyor ki hiç sevemedim yani yine sabredip sonunu getirdim ama ilk iki kitaba göre tam bir hayal kırıklığı benim için sevmediğim tüm durumların toplanmış hali gibiydi kitap , fikrimce okunmada da olur
Yazardan okuduğum en kötü kitap diyerek söze başlamak isterim. (Devamında spoil içerecektir.)
Erkek karakteri önceki kitapta sevmiştim zaten bu seride kadın karakterler sorunlu, büyümemiş, başkalarına bağımlı olmaya eğilimli görüntü verirken erkek karakterler inanılmaz anlayışlı fazla kusursuz prens portresi çiziyorlardı.
Bu kitapta konu çok hızlı dağılıyor, kızın geçmişi üzücü ama seçimleri o kadar kötü ki özellikle erkek arkadaşı. 'Dünyada sadece iyiyi görüyorsun' diyor erkek karakter ama bu kadar da değil yani. Sevgilisi ona çok kötü davranıyordu. Hamilelik olayının da ortaya çıkması hızlı oldu bir de o adamdan daha önce de çocuk sahibi olmaya çalışıp aldırması dramı eklenmiş ama hızlıca ve sonlara doğru asla bana geçmedi. Kadın karaktere katlanmak zorunda kalmak kötüydü. Uzun süredir bu kadar kötü kadın karaktere maruz kalmamıştım. Çok zordu.
Erkek karakterin annesini de asla anlayamadım. Sonuçta adamla iki kez evlenmiş ama adama oğlun var dememiş. Adamın üvey kızını sevmiyor ama evlat sevgisini gördü yani o kısım komple saçmaydı. İkna edici değildi. Çocuğu istemiyorsa babasına bırakabilirdi.
Sonuç olarak bitirmek için bitirdiğim kitap oldu. Burada da verdiğim en kötü puanı vermiş oldum. Sonundaki sahne son kitaptan ki onu ilk önce okuduğum için merak edeceğim bir konu da kalmadı.
Bazı kitapları hem konunun işleyişiyle yaşanan süreç için hem de sonunda ne olacağını kestiremeyişimizden kaynaklı hissettiğimiz merak için okuruz. Bazı kitapları da sonunun nasıl biteceğini biliriz ama sırf o arada yaşananlar için okuruz. Bu kitabı da tam olarak ikinci sebepten okumaya başladım. Ama bunaldım. Serinin 3. kitabı ve bence diğerlerine nazaran daha yüzeysel, duygusuz ve sıkıcı geldi. Umarım Kuzeyin ile başlayacak 4. kitap daha da beter olmaz.
Yorum:
Pusula serisinin 3. kitabı ile sizlerleyim. Teması sahte evlilik ve geçmiş travmalar ile harmanlanmış güzel mi güzel bir romantizm. İçersinde bol mizah da var. Stella ile Damian'nın o tatli atışmalarına bittim çok tatlılardııı. Kitapta yoğun geçmiş travmalar ön planda yaraların su yüzeyine çıkışını o travmaların kişiyi nasıl birine dönüştürdüğünü kurgusal şeklinde okuyoruz. Romantizm okurken aslında aynı zamanda her karakterin davranışlarında yatan psikolojik sebeblerini okuyoruz. Öyle bir şey ki kötü dediğiniz kişinin bile davranışının alt sebebini duyunca bir inceden merhamet duygusu bile hissediyorsunuz. Üvey anne(leri) tarafından hor görülen, kendi düşüncesinin bir önemi olmadığı kendi mutlu olacağı şekilde değil de daima başkalarını mutlu etmek üzerine kodlanmış Stella, Damian ise küçük yaştan beri kimsesizliğin altında ezilmiş koruyucu ailelerin onu yüz üstü bırakıp daima terk edilme ve dünyaya karşı güvensizlik duygusu oluşarak içine kapanarak hayatını idame etmeye çalışan biri. İki yaralı insanın birbirine şifa oluşunu yeniden hayata dönüşünü okuyoruz. Serinin ikinci kitabında Cornor ve Alliyah çiftini de burda görüp okumak çok keyif vericiydi böylece onların hikayesinin devamınıda görmüş oluyoruz. Serinin en en sevdiğim kitabı oldu neden çünkü süregelen yeni gelişen sizi duygudan duyguya sokan bir olay örgüsü vardı kitabın sonlarına doğru gözlerim dolu dolu okudum ve kitabın sonu okuyucu yok artık denilcek şekilde bitiyor.
Batı DalgalarıBrittainy C. Cherry · Martı Yayınları · 2025260 okunma
Serinin açık ara en sevdiğim kitabı bu oldu diyebilirim. Bazıları ilk kitabı sevip ikinciyi pek beğenmemişti, bana kalırsa hepsi çok güzel ama Brittainy bu kitapla kendini zirveye taşımış diyebilirim. Kitapta her şey o kadar dozundaydı ki ne drama boğdu ne hep çok mutlulardı her şey fazlasıyla hayatın içindendi beni hiç sıkmadı.
Stella annesinin ölümünden sonra onun en yakın arkadaşı sandığı ama aslında ona aşık olan Kevin ve onun bakıcısı tarafından büyütüldü. Bu sürede Kevin kaybettiği aşkı hep başka kadınlarda ararken o kadınların Stella'ya ne kadar zarar verdiğini ise hep sonradan fark etti.
Kevin öldüğü zamansa Damian ile tanıştı. Biricik Kevin'ın varlığından sadece ölmeden birkaç ay önce haberi olduğu oğlu. Kendisinin ise ondan ancak cenzade haberi oldu ve babasının tam tersi bir insan olduğu için hiç anlaşamadılar.
Sürprizler burada da bitmedi Kevin'in vasiyeti ortaya çıktığında ise tüm mirasını ikisine bıraktığını öğrendiler. Ancak bir de şartı vardı mirası alabilmeleri için ikisinin en az altı ay evli kalıp aynı evde yaşamaları gerekiyordu.
İlk başta kabul etmek istemeyen çift sonra kendilerince sebeplerle kabul edip aynı eve taşındıklarında ise hayatın onları bambaşka bir yere götüreceğinden habersizlerdi zira birinin sevgilisi vardı diğerinin ise sevilmeye inancı yoktu...
Batı DalgalarıBrittainy C. Cherry · Martı Yayınları · 2025260 okunma
Tam bir romantik film izlemek gibiydi. Hiç sevmedim film izlemek istesem zaten izlerim. Fazla yüzeysel ve her şeyin içinde olduğu bir kitaptı. Bana göre en başta sahte evlilik mantığı saçmaydı. Stella o kadar sorunlu bir karakter ki asla bir birey olamamış, hiç olgunlaşamamış ve farkında olduğu durumlar içinde bir çaba göstermemiş. Kitabın bir noktasından sonra sürekli kilo ile ilgili sıkıntısı olduğunu vurguladı o zaman bunun için destek alıp tedavi olabilirdi. Ama mağdur rolünü kabul ettiği için bunu ilişki içinde çözmesi gerekiyordu. Bir de Kevin istedi diye direk evliliği kabul etmesi ve kendine ait bir fikri ve hayatı olmaması ama en başında gururlu olduğu için küçük bir dairede yaşaması. Ya hepsi o kadar alakasızki. Ben bu tarz mağdur kurgusal karakter sevmiyorum. Kitabın başında neşeli ve gururluyken sonunda mağdur ve özgüvensiz olması ya ne alaka dedirtti. Bu kitaba harcadığım 4 saat israftır yani.
Batı DalgalarıBrittainy C. Cherry · Martı Yayınları · 2025260 okunma
Kitapla ilgili sevdiğim tek şey damian ve tek üzüldüğüm şeyse onun hep bir aile aramasıydı diğer karakterlerin çok kastığını düşünüyorum.şaka şaka kötü değildi okunur
Batı DalgalarıBrittainy C. Cherry · Martı Yayınları · 2025260 okunma
Romantik drama türünde kitapları genellikle kız kardeşimin kütüphanesinden alıp okuyorum. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Keyifle okuduğumu söyleyebilirim, dili biraz yavan ve bazı diyaloglar wattpad kesiti okuyormuş gibi hissettirse de, ofis öğle aralarımda ve serviste de okuyarak kısa sürede bitirdiğim, bazı sayfalarında gözümü dolduran çıtır çerez diyebileceğim hoş bir kitaptı.
Sevgiler,
Batı DalgalarıBrittainy C. Cherry · Martı Yayınları · 2025260 okunma
Brittainy kitaplarını severek okuyorum. Doğu Işıkları kitabından tanıdığımız Damian'ın hikayesi okuyoruz. Damian soğuk duruşu, gülümsemesi nadir olan, insanları çok iyi analiz eden, sevdiklerine sonuna kadar yardımcı olan tarafıyla bu kitabı merakla bekliyordum. Bu kitaptan beklentim çok fazlaydı fakat yazar neden Damian için böyle şeyler yaptı anlamadım. Daha farklı olmasını istediğim birkaç şey vardı. Bunun yanında güldüğüm, sinir olduğum, gözlerimin dolduğu sahnelerle kitabı bitirdim.
Stella annesinin ani ölümünden sonra onun en yakın arkadaşı Kevin tarafından büyütülür. Kevin bu dönemde onunda zamanın da bakıcısı olan Mara'nın yardımıyla Stella için elinden geleni yapar. Kevin üç evlilik yapmış ve hepsi Stella'ya kötü davrandığı için onlardan ayrılmıştı. Stella mutlu bir çocukluk geçirse de bu üç kadın onda kapanmayan derin izler bırakmıştı.
Damian hiç görmediği babasının ölüm haberiyle kendini onun cenazesinde bulur. Bir gün önce kafede çörek için tartıştığı kadını babasını cenazesinde görme onu şaşırtır. Kevin iki çocuğu için öyle bir vasiyet bırakmıştı ki herkes şok olur. Tüm servetini ikisine bırakacaktı fakat bir şartı vardı. Altı ay boyunca evli kalacaklar ve aynı evde yaşayacaklardı. Başta ikiside buna itiraz etse de kendilerince sebepler olduğu için kabul ederler.
Stella neşeli, kıpır kıpır, çok konuşan, hayat dolu biri gibi gözükse de onun nelerden korktuğunu içinde yaşadıklarını okuyunca hem şaşıracak hem de üzüleceksiniz. Benim için kitabın yıldızı Damian'dı. Yaşadığı zorluklara rağmen sevgisini, aşkını kendi diliyle harika anlatıyordu. Son otuz sayfada bir sahne vardı ki gözlerim doldu.
Başta da söylediğim gibi Damian içi farklı şeyler istesem de kitabı severek okudum. Sıradaki kitabın karakterinde son sahnede görüyoruz. Yazarın kalemini sevenler
Batı DalgalarıBrittainy C. Cherry · Martı Yayınları · 2025260 okunma
Damian tam bir soğuk nevale, Stella ise sıcak nevale ;) yani başlarda öyleydi en azından ilk 160 sayfa çok eğlenceli geçti ama ondan sonra Stella baya bir depresifti yani en başından beri öyle olsaydı gözüme batmazdı ama sonradan olunca bir ''mehh'' dedim yalan değil sıktı sürekli sorunları okumak bu arada Damianın gelişimi çok güzel yazılmıştı kendini çok güzel açtı sonlara doğru bayıldım karaktere. Ailesine sadık erkeklere bayılırız. Neyse işin özeti okunur şekerim.
Milwaukee, Wisconsin'de yedi kardeşli bir evde büyüdü. On dört yaşındayken ilk aşk romanını yazmaya başladı. Carroll Üniversitesi'ne Tiyatro Sanatları bölümünde okudu. Yaratıcı Yazarlık yan dalını da bitirdi.
Wisconsin'de evcil hayvanlarıyla yaşamaktadır.