Normalde yazarın dili, anlattığı konular, karakterler geçiyor ama bu kitaptaki karakterlerimizle bağ kuramadım. Yüzeysel geldi bana biraz. Kitabın ilk kısmı gayet iyiydi ama son 100 sayfa aceleye gelmiş gibiydi. Penn’e ne oldu mesela bilmiyoruz. Açıkçası bir yüzleşme sahnesi beklemiştim. Aynı şekilde Derek ve Jax arasında da.Yani yazarın bu konuları güzel işlemesine karşın bu kitapta eksikti. Bir anda birbirlerinin hayatına girmeleri de hoşuma gitmedi . Yani sırf çocukluktan tanışıyoruz diye hop birlikte olalım olayı bende bir duygu oluşturmadı. Keşke büyümüş, değişmiş hallerini biraz daha tanıdıkları sahneler olsaydı. Bir de kafada ve kalpte bitmiş olmasına rağmen Penn’le evliyken bir şeylere başlaması doğru gelmedi. Kitabı okuyan çoğu kişi ağladığını söylemişti ama dediğim gibi bana geçmedi. Yazarın pek bir şey hissetmediğim tek kitabı ya da ben diğer kitaplardaki işleyişten dolayı beklentimi çok yukarda tuttum, bilemiyorum. Belki yazarı bu kitapla tanıyanlar için idealdir. Yani okunur mu okunur ama Yüz Karası, Karışık Kaset ve İkimizin Yıkımı’nda hissettiklerimi hissettim mi hayır.
Güney FırtınalarıBrittainy C. Cherry · Martı Yayınları · 2025852 okunma
Ne acımasız bir görgüdür ki çocuk sevgiyi anlayacak yaşlara geldiğinde baba fersah fersah bir uzaklığa gömülmüştür. Çocuğunu sevmekten korkan bir insan olur mu ?