Onur Aydoğdu

Onur Aydoğdu
@alwaysquestion
Zero fucks given.
Hatırlatma
Bir makale okuruz. Bu makale, bizim ön yargılarımıza ters düşer, bizi rahatsız eder. Hemen gider, onu çürüten bir yazı/makale buluruz. Bu makaleyi aynı miktarda şüpheciliğe tabi tutmaksızın kabul ederiz çünkü endişelerimizi dindiren bir şekilde, söz konusu makaleye cevap vermiştir. Halbuki bu cevap da zayıf ve/veya uyduruk olabilir! Şüpheciliğin en önemli anahtarı tarafsızlıktır. Fikirsizlik değil, tarafsızlık! Elbette belli başlı ön yargılarınız veya doğru bildiğiniz şeyler olacaktır. Kimse sizden "Kütleçekimin olmadığını varsayarak hareket edelim," gibi uçuk kaçık varsayımlarla gelmenizi beklemiyor (Paranoya ve Okkam'ın Usturası tartışmalarımızı hatırlayın). Ancak örneğin Eşcinsellik ya da UFO'lar gibi bir konuda, sizin yakın olduğunuz tutumu eleştiren bir makaleye karşı olarak yazılmış bir yazı bulup da hemen onu doğru kabul etmemelisiniz! İki tarafı da eşit incelemeye/tetkike tabi tutmalısınız.
Bilim
Reklam
Okkam'ın Usturası
"Eşit derecede olası olan açıklamalardan, en az varsa yıma dayananı, muhtemelen doğru olandır."
Felsefe-Düşünce
Bu bana çok tanıdık geliyor.
Genellikle tutum, bir yazarın niyetinin en açık göstergelerinden birisidir. Söylediği şeylerin yanlış olduğunu bilen kimseler, genellikle agresif ve sataşmacı bir tavır sergileyeceklerdir. Yine, elbette ki her agresif iddia geçersiz demek değildir; ancak bir yazarın bütün içerikleri birilerine isimler takma, laf sokma, altını oyma gibi saldırgan davranışlara dayanıyorsa muhtemelen güvenilmez bir kaynak okunuyor demektir.
Bilim
Şüpheciler, ellerinden geldiğince saldırgan ve öfkeli tutumlardan kaçınmalı, amaçlarının sorgu altındakini kızdırmak değil, gerçeği ortaya çıkarmak olduğunu hatırlamalıdırlar.
Bilim
Temel bilimlerde, matematikteki gibi nihai sonuçlar olmadığı için, ispat ve kanıt sözcükleri de hatalı anlamlara gelebilmektedir. Bu nedenle bizler, bilimde genel olarak "kanıt" ve "ispat" yerine "bulgu" (İng.: Finding) sözcüğünü tercih ederiz. Ya da bu sözcükleri kullansak bile, aslında "bulgu" anlamında kullanırız. Çünkü bizler, doğayı inceleyerek ve deneyler yaparak çeşitli veriler elde ederiz. Sonrasında bu verileri, kendimizden önce gelen teorilerle çatışmayacak, çatışacaksa bile onlar kadar, hatta onlardan daha başarılı olacak şekilde teoriler inşa etmekte kullanırız. Yani temel bilimler dilinde "kanıt" gibi sözcükler, "teoriyi destekleyen veri" anlamında kullanılmaktadır. Bu bakımdan Evrim Teorisi, bugüne kadar belki de hiçbir teorinin olmadığı kadar çok açıdan, tekrar tekrar, bağımsız yüz binlerce bilim insanı, laboratuvar ve araştırma ekibi tarafından "ispatlanmıştır". Ancak bu ispat, nihai değildir ve hiçbir zaman olmayacaktır. Evrim Teorisi de dahil olmak üzere bugüne kadar geliştirdiğimiz ve günlük olarak kullandığımız on binlerce teorinin her biri, biz var olduğumuz, düşündüğümüz ve araştırmaya devam ettiğimiz sürece gelişecek, değişecek ve evrimleşecektir. Evreni keşfetme yolculuğumuz boyunca keşfettiğimiz her yeni bulgu, kendisinden öncekilere katkı yapmayı ve teoriyi geliştirmeyi sürdürecektir.
Bilim
Reklam