10/10
·628 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 21:14
Kitabın başlarında ben de herkes gibi suçun peşine düştüm. Kimin yaptığını bulmaya çalışırken Dostoyevski'nin asıl derdinin suçun kendisi olmadığını fark ettim. Bir noktada Mitya'yı suçladım, sonra şüphelerim değişti. Ama kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey katilin kim olduğu değil; insanların düşüncelerinin, inançlarının, vicdanlarının ve birbirleri üzerindeki etkilerinin ne kadar güçlü olduğu oldu. En çok etkilendiğim bölümlerden biri Ivan'ın şeytanla konuşmasıydı. Belki de Dostoyevski'nin anlattığı en büyük ceza, insanın kendi zihninden kaçamamasıydı. Karamazov Kardeşler benim için bir cinayet romanından çok daha fazlasıydı. Aileyi, inancı, özgürlüğü, ahlakı, vicdanı ve insan olmanın karmaşıklığını anlatan bir yolculuktu. Herkesin hayatının bir döneminde okumasını tavsiye ederim.
Karamazov Kardeşler - Cilt 2Fyodor Dostoyevski · Yordam Yayınları · 2019937 okunma
6/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 109. kitabı
Her serinin bir karakoyunu olur. Bu serinin ki de bu oldu. Maalesef ki. Kitap en başından beri bir hayal kırıklığı oldu. Bu kitap 1.5 kitap diye geçiyor. İçinde hem novella hem de 4. Kitap var. Alex’in uyanışından sonrasını anlatıyor. Ama Alex’in Seth’im Seth’im diye gezdiği 150 sayfa çok yorucuydu. Aynı şekilde Alex’in bu kadar güçlü bir karakter olup bir anda bu kadar sinmesi kötüydü. Ana karakteri dizi de çıkınca telefon görüşmesiyle var gibi gösterilir ya. Bu kitapta Seth’e onu yapmışlar. Yazar bir önceki kitapta bizi Seth’ten soğutmuştu. Ama şimdi Alex’in bakış açısıyla geri empati yaptırıyor ya sabır. Mitoloji kısmı bir kitapta daha ağır basıyordu. Ama her kitapta bir kayıp olmak zorunda mı cidden? Yazar bir tür kişisel travma yaratıyor üstümüzde. Tabii güzel kısımlar da vardı. Ama sonu da biraz tuhaf bitti. Cennet seni bekliyor nedir ya sabır? SPOILER??? Alex’in gördüğü öldüğü rüya büyük ihtimalle gelecek kitapta olacak ama yine doğar yani. Dizideki Supernaturel göndermelerine benzedi HLWŞGŞWĞVŞWŞŞF. Aidan ve Alex ilişkisi de sonunda oturdu. Ama bazı kısımlar saçma geldi ya. Alex’in sürekli babam babam diye gezmesi. Lea’nın ölmesi. Romvi’nin Ares çıkması şaşırttı mu hayır? Serinin son kitabını da yakında okurum.
ApollyonJennifer L. Armentrout · Dex Yayınevi · 2014823 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kavgaz Çantacı-Alper Sezgintüredi & Mesut Demirbilek
8/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 53. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 21:09
Olay yeri kitap kulübümüzde Haziran ayının üçüncü kitabı olarak Kavgaz serisinin ilk kitabı olan Çantacı'yı okuduk. Kitap yirmi iki yaşındaki yeni akademi mezunu Komiser Yardımcısı Mutlu Kavgaz'ın İstanbul Cinayet Büroda göreve gelmesiyle başlıyor. Bir gün görev esnasında ortaya kesik bir el çıkıyor. Ama 1987'li yıllara olduğumuz için DNA analizi yok,bilgisayar,cep telefonu ve internet yok. Kısacası teknoloji olmadan cinayetin nasıl çözüldüğünü okuyoruz. Benim Türk polisiyesi olarak okuduğum ilk kitap oldu Kavgaz. İlk başlarda yavaş başlayan ama sayfa 130'dan sonra daha akıcı ilerleyen bir kitap oldu. Ben yazarın kalemini ve Mutlu karakterini sevdim. Mutlu'nun yıllarca hayalini kurduğu mesleğe kavuşması ve İstanbul'a ilk defa gelmenin getirdiği acemiliği okurken bana geçti. İçerisinde fazla betimleme var ama beni rahatsız etmedi. Mutlu Kavgaz'ın bu kitapta acemiliği olmasına rağmen adım adım cinayeti çözmesi güzeldi. Benim şüphelendigim olaylar oldu ama katilin kim olduğunu bulamadım. Kitabın son sahneleri de çok hoşuma gitti. Bazı yerleri okurken İstanbul'da o bölgelerde olmak istediğim yerler oldu.Diğer kitaplarda Mutlu neler yapacak çok merak ediyorum. İkinci kitap olan Pilot'u Temmuz ayında okuyacağım. Kitaba puanım:8/10
1000Kitap
Kavgaz - ÇantacıAlgan Sezgintüredi · April Yayıncılık · 2024267 okunma
Puan vermedi·392 syf.··
Beğendi
·
2026 53. kitabı
Altı gerilim yazarı. Gizemli bir ada. Ve kimliğini kimsenin bilmediği efsanevi bir yazar: J. R. Alastor. Hayatınız boyunca kitaplarını okuduğunuz bir yazarın sizi özel adasına davet ettiğini düşünün. Böyle bir fırsatı kaçırır mıydınız? Bu altı yazar da kaçırmıyor ve kendilerini kusursuz görünen bir inzivanın içinde buluyor. Başlangıçta her şey harika: edebiyat sohbetleri, zekâ oyunları, bulmacalar ve ilham verici bir ortam... Ta ki ilk ceset ortaya çıkana kadar. O andan sonra hikâye tam anlamıyla yön değiştiriyor. Çünkü artık ortada sadece bir cinayet yok. Herkes şüpheli, herkes potansiyel kurban ve herkesin sakladığı karanlık sırlar var. Kitabın en güçlü yanı kesinlikle atmosferiydi. Issız ada hissi, dış dünyadan kopukluk ve karakterler arasındaki giderek büyüyen güvensizlik duygusu çok başarılı verilmiş. Sayfaları çevirirken siz de o adada mahsur kalmış gibi hissediyorsunuz. Karakterlerin her biri farklı katmanlara sahip. Geçmişleri ve sırları ortaya çıktıkça hikâye sadece bir "Katil kim?" gizemi olmaktan çıkıp psikolojik gerilime dönüşüyor. Ters köşeler konusunda da oldukça başarılıydı. Tam her şeyi çözdüğümü düşündüğüm anlarda yeni bir detay ortaya çıktı ve tüm teorilerim dağıldı. Peki bayıldım mı? Açıkçası hayır. Beklediğim o büyük "Vay be!" etkisini tam olarak alamadım. Ama buna rağmen merak duygusunu sürekli canlı tuttuğu, atmosferi güçlü olduğu ve beni son sayfaya kadar peşinden sürüklediği için keyifle okudum. 4/5 Kapalı alan gizemleri, ada atmosferi, bol şüpheli karakter ve zekice kurgulanmış gerilimleri seviyorsanız listenize ekleyebilirsiniz. Peki siz olsaydınız, kimliğini hiç bilmediğiniz bir yazarın davetini kabul eder miydiniz? #ÖlümeDavetlisin #AndePliego #GerilimKitapları #KitapÖnerisi #BookstagramTürkiye
Ölüme DavetlisinAnde Pliego · Juno Kitap · 202691 okunma
Kölelik
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
NOT:SPOİLER YOKTUR Aslında kitabın değindiği şey bizler için çok önemli öncelikle kitap bir köpeğin hayatını anlatıyor nasıl sistemin bir parçası olduğunu anlatıyor ve bu aslında günümüz dünyasına işaret ediyor şehirleşme olmadan önce herkes köyde yaşıyordu yani aslında özgürdü ama şuanda hepimiz 9-5 arası çalışıp geri kalanda dinlenip tekrar sabahına işe gidiyoruz aslında kitap bunun güzel bir eleştirisini yapmış ama tek sıkıntı kitabın 100 sayfa civarı olması yani açıkçası 300 sayfa bile olsa olunabilecek bir kitap buraya kadar okuduysan bir likenı alırım
Duygu ve Düşünce
Vahşetin ÇağrısıJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202443,3bin okunma
Güçlü Bir Kadının Hikâyesi
9/10
·626 syf.··
2026 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 00:00
Toplanın Jane Eyre 'in incelemesini yapıyorum. Okuduktan sonra sevdiğim birçok kitabın pabucunu dama atan kitabın yani. Hayruş ✮⋆˙ bunun için en sevdiğim İngiliz klasiği demiştii, muhtemelen benim de bir süre öyle olacak. Konusuyla başlayalım, Jane Eyre öksüz yetim bir kızdır. Kimsesiz kalınca dayısı ona sahip çıkar, onu öz çocuklarından ayırmaz. Ama dayısı Mr. Reed de ölünce, Jane de kendisini en başından beri istemeyen yengesi Mrs. Reed ve üç kuzeniyle bir başına kalır. Hep dışlanır, erkek kuzeninden şiddet görür, iftiraya uğrar ve bunun sonucunda cezalandırılır. En büyük isteği bu evden bir an önce ayrılmaktır. Mrs. Reed, on yaşına gelen Jane'i Lowood ismindeki yatılı okula yollar ve tatillerde dahi orada kalmasını ister. Lowood'un imkanları da şahane değildir ama Jane, yengesi ve acımasız kuzenleriyle yaşamaktansa buradaki yoksulluğa ve disipline katlanır. Pek çok zorluğa rağmen burada eğitimli, yetenekli, hanımefendi bir genç kız haline gelir. Altı yıl öğrencilik, iki yıl ise öğretmenlik yaptıktan sonra on sekiz yaşına geldiğinde, en sevdiği öğretmeni de evlenip okuldan ayrıldığında kendisini Lowood'a bağlayan hiçbir şey olmadığına karar verir. Halihazırda çok özgür ruhlu olan Jane buradan ayrılmak, daha uzak yerlere gitmek ve bağımsız bir şekilde hayatını sürdürmek ister. Gazeteye verdiği mürebbiyelik ilanına aldığı cevapla Thornfield Malikanesi'ne doğru yola çıkar. Burada, aslen Fransız olan Adèle Varens ismimdeki küçük bir kıza mürenbiyelik yapacaktır. Tabii malikanenin sahibi olan Mr. Rochester ve o hayatına girdikten sonra yaşayacaklarından bihaberdir. Burada duralım ve yorumlara geçelim. İngiliz edebiyatı eserimiz Victoria döneminde geçiyor. Bazılarımızın bugünlerde; tarzıyla, giyimiyle, verdiği nostaljik hisle "keşke o zamanlarda yaşasaydık" dediği
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,3bin okunma