Cennet kuşu Aleviler Alevi dedesi kör aşık Öyle söyleme gerçeği bilme bir ayrıcalıktır mutsuz olma ayrıcalığı Ahmet Ümit Aşure günü cem evinde toplanmıştık diyerek söze Allahın 99 ismi ile başlıyor iki gözü ama olan kör aşık bana niye kör derler bilirmisiniz dünyayı görmediğim için evet dünya hakkında gerçeği bilmek her zaman mutsuz eder insanı çünkü dünya senin değil sen ise dünya seninmiş gibi amel işlersin çocuğuna anana babana bağlanır vedalaşınca ağlarsın oysaki belkide gittikleri yer buradan güzeldir senin olmayana neden ağlarsın ey insan dünyanın en hakiki gerçeği ölümdür ayrılıktır dünya mutsuzluk yeridir dünyanı Cenabı Hakkın yolunda infak edersen mutlu olabilirsin dedikten sonra sözüm bölündü Cem töreninde bizi izlemeye gelen tıfıl Ali sordu ey kör aşık Aleviler kimdir bak dedim tıfıl Aleviler hak dostu hak aşıklarıdır özümüz sözümüz imam Ali canım Alidir yolumuz kerbeladır Resulullahın izinden gelir onun toprağına gideriz ey kör aşık dedi aşureler mis gibi koktu dedimki tıfıl bu cemin ilk törenidir olgunlaşmak için hizmet etmeli dergâha gönül vermelisin yası matemdi o gün hacı bektaş pir sultan gönüllüler zülfikâr ve başlarında yeşil bandaj imamım Ali yazan yazı ile Hakkı zikredip cem evinde cem etmeye başladılar kör aşık Alevilik soyu Hz Muhammede dayanan ulu inançtır diyordu her kerbelada özü ağlardı Selam olsun ehlibeyt aşıklarına Fakat derinlerdeki gerçek bazen başıboşluğumuzda hayallerimizde su yüzüne çıkar Virgina voolf Es-selam Aleyküm ve Rahmetullah Allahın selam ve bereketi sizlere olsun 1000k ailesinin kıymetli üyesi virgina voolf alıntısınde her gerçeğin bir gün su yüzüne çıkacağını ifade ediyor bugün Maraşta madımakta katledilen alevi insanı ehlibeyt aşıkları Kuraana bağlıdır tesiri altındadır Hz Muhammed SAV in dediği gibi ümmetim
Din
ALLAH'IN "SEVİNMESİNİ" NASIL ANLAMALI?
"Azîz ve celîl olan Allah, "Ben, kulumun beni düşündüğü gibiyim; beni andığı (her) yerde, onunlayım (rahmet ve yardımım onunla beraberdir)!" buyurmuştur. Allah’a yemin ederim ki, Allah’ın, kulunun tövbe etmesinden dolayı duyduğu hoşnutluk, herhangi birinizin ıssız çölde kaybettiği devesini bulduğu zamanki sevincinden daha büyüktür.” (Nitekim Allah şöyle buyurmuştur): “Bana bir karış yaklaşana ben bir arşın yaklaşırım, bir arşın yaklaşana bir kulaç yaklaşırım. Bana yürüyerek gelene ben koşarak giderim.” (Buhârî, Tevhîd 15, 35, 55; Müslim, Tevbe 1, Zikir 2, 19) İnsan, Allah'ı "anlamanın" bir yoludur, ama "sınırlandırmanın" yolu değildir. Yâni, biz, üzerimizdeki sanatına bakarak Cenab-ı Mevlâ'yı anlamaya çalışabiliriz, fakat sınırlarımızı Ona taşıyamayız. "Teşbih" tefekkürün kapısıdır, eyvallah, fakat "tenzih" de tefekkürün yegâne sıhhatidir. Hak Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerini düşünürken teşbih-tenzih arasındaki dengede kalabilmek, tefhim için lâzım geldiğinde dikkatle temsile-teşbihe, lâkin sapıtmamak içinse dâima takdîse-tenzîhe başvurmak elzemdir. (Tıpkı kullukta "havf-reca/korku-ümit" dengesini korumak gerektiği gibi. Fazla korku yeise düşürür. Fazla ümitse ucba...) Hem zâten şu teşbih; esmasını, sıfatlarını, şuunatını, "Ve lillahil meselül a'lâ!/En yüce mesel ve temsiller Allah'a âittir!" (Nahl sûresi, 60) sırrınca bir nebze kavramak içindir. Yoksa münezzeh-mukaddes Hüda'yı insanlaştırmak için, yüz bin hâşâ, değildir. Bediüzzaman Hazretleri de bu hakikatin altını şöyle çizer: **"Evet, bütün kâinatı bir saray, bir ev gibi muntazam idare eden ve yıldızları zerreler gibi hikmetli ve kolay çeviren ve gezdiren ve zerrâtı muntazam memurlar gibi istihdam eden Zât-ı Akdes-i İlâhînin şerîki, nazîri, zıddı, niddi olmadığı gibi, "Ona benzer hiçbir şey
Allah Sevgisi
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
zihin resetleme, bilinç akışı ve varoluşsallık arasında :)
günlerden bir gün yine zihin restelerken buluyoruz kendimizi. gönül isterdiki noktalamasyonlu olsun ama attila ilhanı öne sürürp bilnç akışı yapacağımı düşnerekekten akışına bırakıyorum. zaten en sonda nerede sonuçlanacak bu yazı onu da ön göremiyorum. gelişigüzel artık. hep derim ya yazmasam çıldıracaktım minvalindeyim sait faik misali. ama yazınca da her şey gözümün önüne geliormuş ve hepsini yazmam gerekiyormuş gibi hisssediyorum ve ne yazıkki beynimdeki düşünceler ile elimin sürati aynı değil. o yüzden hep bir yerlerde bir şeyler eksik de ona ulaşamıyormuş gibi hissediyorum. orhan velinin anlatamıyorum un vücüt bulmuşundan hallice. BİR YER VAR HER ŞEYİ SÖYLEMEK MÜMKÜN EPEYCE YAKLAŞMIŞIM DUYUYORUM ANLATAMIYORUM. tamam ya aynı bu dizeler gibi şu an. ne zamandır yok olan bir neşe var bende her ne kadar dışarıya yansımasa da ve üni ikideki tamarayı çokça özlüyorum. idealleri, hayalleri, sınırları, neşesi, çalışkanlığı olan tamarayı. kendi bölümünü sevmese de dersler ilgisini çekmiş kendine harika bir hayat kurmaya çalışan tamarayı. dernekte aktif ama insanlarla arası iyi olan birçok dile hakim olup çevrede vay bee çok kültürlü denen tamarayı. ha şu an geçen iki seneye nazaran inanılmaz toparlanmış vaziyetteym o ayrı çok şükür. hele su an yavaş yavas o enerjiye dönmeye başlamış olmak inanılmaz harika bir hissiyat. tek istediğim önceden gözlerimin içinde olan o gülmsemeyi geri getirmek. tüm çabam tüm gayem o. ve günün birinde kesinlikle geri gelecek buu da biliyorum. sadece zamanı bekliyoruz sanırsam. ya bir diğer mesele de mezun olmuş olmak (henüz olamadı hala alttan dersim var bitane lanet olası okuma ma neyse) çok normal bir olay aslında bakarsak olması gerekiyor ama psikolojik olarak böyle ağırlığı olacağını bilmiyordum. tam yetişkin olma fikri beni çok korkutuyor.
Hmm
Evet arkadaşlar parsin hesabında defne varmış kurban bulundu. Kendisine ss yani ekran görüntüsü her hangi bir konuşmanın at dememe rağmen atmadı, çünkü parstanda ben ekran görüntüsü almıştım yani yukarı bakarsanız aynı şarj aynı cihaz olduğu anlaşılır diye ve onun korkusundan ss atamadı. Attı ama kırptı ve kırpma dedim bu sefer konu değiştirip uzatı konuyu onun yerine nehir adlı şahıs ekran görüntüsü attı ve ikisinde aynı hesapta yani parsin hesabındalar. Tahminime göre sizi yürütüyorlar ikisi birlikte size ss atacağım bir kaç tane anlayacaksınız ne demek istediğimi ilki Nehir’in ssi ikincisi parsin ssi üçüncüsü defnenin attığı ss ler beni engellediler korkudan “gördüğünüz üzere iki ve üç aynı telefon iyi bakarsanız”
1000Kitap
“Biliyorum, bir an vardı, karanlığın altındaydım, bir şey… her neyse, bilinç bile değildi, sadece karanlıkta belirsiz bir farkındalık. Tanımlarımın kaybolduğunu hissedebiliyordum. Ve o karanlığın altında başka bir tür vardı—daha derindi—sıcak, bir madde gibi. Hissedebiliyordum, biliyordum, kızımın beni orada beklediğini biliyordum . Çok netti. Onu hissedebiliyordum. Hissedebiliyordum… Babamın huzurunu da hissedebiliyordum. Sanki şimdiye kadar sevdiğim her şeyin bir parçasıydım ve üçümüz de yavaş yavaş kayboluyorduk. Ve tek yapmam gereken bırakmaktı, dostum. Ve bıraktım. 'Karanlık, evet.' dedim ve kayboldum. Ama yine de onun sevgisini orada hissedebiliyordum. Eskisinden bile daha fazla. Hiçbir şey. Sadece o sevgi. Ve sonra uyandım.”
Alıntı
Sizce öylemi ?
Dünya bir rüyadır. Evet, bir rüya... Ama uyanıkken görülen bir rüya.
Duygu ve Düşünce